Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5018 E. 2026/2092 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5018
Karar No
2026/2092
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1207 E., 2025/1055 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/156 E., 2024/254 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin avukat olduğunu, davalı ile boşanma, velayet, takı bedeli maddi ve manevi tazminat, nafaka katkı payı, işçilik alacakları ve hizmet tespiti davalarını yürütmesi amacıyla 28.01.2015 tarihli avukatlık ücret sözleşmesini imzaladıklarını, masraflar için işin başında 10.000,00 TL aldığını, davalının tarafı olduğu Ankara 11. Aile Mahkemesinin 2015/214 esas sayılı (boşanma, velayet, tazminat, takı bedeli ve nafaka) dosyasını, Ankara 11. Aile Mahkemesinin 2015/309 Esas sayılı (katılım payı) dosyasını, Ankara 24. İcra Dairesinin 2015/4698 esas sayılı (nafaka) dosyasını, Ankara 17. İş Mahkemesinin 2016/150 Esas sayılı (hizmet tespiti) dosyasını ve Ankara 22. İş Mahkemesinin 2016/1357 esas sayılı (işçilik alacağı)dosyasını takip ettiğini, müvekkili tarafından ikame edilen tam dava ve takipler derdest durumda iken davalının, müvekkilinin bilgisi dışında karşı tarafla anlaşmalı boşanma protokolü yaptığını ve Ankara 11. Aile Mahkemesi 2015/294 sayılı dosyasına ibraz ettiğini ve aynı tarihte hiçbir gerekçe göstermeden .... Noterliğinin 24.05.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili azlettiğini, anlaşarak boşandığını diğer davalardan da feragat ettiğini, müvekkilin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 165.maddesi gereğince ücrete hak kazandığını, ileri sürerek belirsiz alacak davası açtığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL vekalet ücreti alacağının, haksız azil tarihi olan 24.05.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.04.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 84.750,35 TL ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşmedeki bazı maddelerin sonradan eklendiğini, matbu sözleşmenin boş bırakılan kısımlarının da anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, sözleşmenin üst ve alt kısmına eklenenlerden müvekkilinin haberinin olmadığını, iş mahkemelerinde açılan davalar için rızasının olmadığını davacının kendisine vekalet ücreti yaratmak amacında olduğunu, %20 vekalet ücreti öngören kısmının haksız şart niteliğinde olduğunu , davacının müvekkilinden haksız olarak birtakım ücretler talep etmesi yüksek ücret istemesi ve rızası dışında sözleşmeye eklemeler yapması nedeniyle haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla davacının avukat olduğu, davacının, davalıdan almış olduğu vekaletname ve davacı ile davalı taraf arasında düzenlenen 28.01.2015 tarihli Avukatlık Sözleşmesine istinaden, davalının tarafı olduğu Ankara 12. Aile Mahkemesinin 2015/214 esas sayılı dosyasını, Ankara 11. Aile Mahkemesinin 2015/309 esas sayılı dosyasını, Ankara 24. İcra Dairesinin 2015/4698 esas sayılı dosyasını, Ankara 17. İş Mahkemesinin 2016/150 esas sayılı dosyasını ve Ankara 22. İş Mahkemesinin 2016/1357 esas sayılı dosyasını takip ettiği, davalının daha sonra herhangi bir gerekçe göstermeden .... Noterliğinin 24.05.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı asili azlettiği, Ankara 1. Tüketici Mahkemesinin 2020/210 esas ve 2021/282 karar sayılı (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası 2024/27 esas ve 2024/11 karar) dosyası üzerinden alınan ve mahkememizce de yeterli kabul ve takdir edilen, 26.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerini süresi içinde ve usulen yerine getirdiği, davalı tarafça yapılan azlin haksız ve hukuka aykırı olduğu, bu durumda davacı tarafın 1136 sayılı Kanunun 164, 1 65... .maddeleri gereğince, vekalet ücretine hak kazanacağı, davacı tarafın talep edebileceği bakiye vekalet ücreti alacağının 84.750,35 TL olduğu, her ne kadar davacı tarafça belirtilen miktara azil tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulmuş ise de, dava konusu alacağın varlığı ve miktarının yargılama yapılmasını zorunlu kıldığı, diğer taraftan davalı tarafın, TBK.nun 117.maddesi gereğince dava tarihinden önce usulen temerrüde düşürülmediği, bu durumda davacı tarafın ancak, dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne 84.750,35 TL miktarın, dava tarihi olan 19.06.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 24/05/2016 tarihli azilname ile "...gördüğüm lüzum üzerine..." ifadeleri kullanılarak davalı tarafından azledildiği, mahkemenin azlin haksız olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, azlin haklı olduğunu, davacının bir dosyada duruşmaya katılmadığı için dosyanın işlemden kaldırıldığını, müvekkilinin rızası olmadığı halde işçilik alacağının tahsili ve hizmet tespiti davalarını açtığını, sözleşmenin matbu sözleşme olup müzakere edilmediğini genel işlem şartları niteliğinde olduğunu, sözleşmedeki eklemelerin bilgisi dışında yapıldığını, parafının olmadığını, mürekkep üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamasının eksiklik olduğunu, sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü halinde ise ücretlerin fahiş olduğunu, müvekkilinin hiç avukat tutmasaydı daha karlı olacağını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre davacının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerini yerine getirdiği bu nedenle azlin haksız olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de azlin haklı olup olmadığının tespiti hukuki bir değerlendirme olup bilirkişi tarafından bu konuda görüş beyan edilemeyeceği, nitekim dosyada alınan bilirkişi raporunda da yalnızca alternatifli hesaplamalar yapılmış olup azil yönünden inceleme yapılmadığı sabittir. Şu halde mahkemece, öncelikle davalının savunmasında ileri sürdüğü azil sebepleri tek tek incelenerek azlin haklı olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılması, azlin haksız olduğu kanaatine varılması halinde sözleşmeye sonradan elle ilave edilen kısımların tarafların parafının bulunmaması nedeniyle dikkate alınamayacağı göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5018, K. 2026/2092, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5018-e-2026-2092-k-658d88d27d2f