Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4967 E. 2026/1924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4967
Karar No
2026/1924
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/475 E., 2025/1169 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/503 E., 2017/1040 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 1+1 45m²'lik sosyal konutlar için 10.10.2011 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, bu sosyal konutlardan faydalanan kişilerin tamamının ihtiyaç sahibi olup ekonomik durumlarının zayıf kişiler olduğunu, davalının 01.03.2016 tarihli noterden gönderdiği ihtarname ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini bildirerek taşınmazdan tahliyesinin istendiğini, davalı Vakıf tarafından gerçeği yansıtmayacak şekilde ve yeterli araştırma inceleme yapmadan yapılan tespitlerin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek; müvekkilinin konutta oturduğunun ve ihtarname ile sözleşmenin sona ermediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 15.01.2016 tarihinde sosyal konutta yapılan araştırmada dairenin eşyası ile aylık 500,00 TL kiraya verildiğinin komşularından öğrenildiğini, MERNİS kayıtlarına göre de davanın 14.09.2011-13.08.2012 tarihleri arasında ... Mahallesinde oturduğunun anlaşıldığını, bu haliyle sosyal konutu taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak kullanıldığının tespit edildiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2017 tarihli kararıyla; davalı Vakıf tarafından tutulan tutanağa itibar edilemeyeceği, davacının haklı sebeplerle konutta bir süre oturmadığı, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının dava konusu taşınmazda 10.10.2011 tarihli sözleşme ile hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesince davalının sunduğu deliller hiç değerlendirilmeden, yalnızca davacının delilleri değerlendirilerek hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;Vakıf görevlileri tarafından tutulan tutanakla davacının konutta oturmadığının ve kiraya verdiğinin tespit edilmiş olduğu, duruşmada dinlenen ve tutanağı düzenleyen tanık beyanları karşısında, davacı tanıklarının soyut beyanlarının tutanağın aksini kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, evin teslim edilmesinden sonrada MERNİS adresini bir süre değiştirmeyen davacının bu karinenin de aksini kanıtlayamadığı, sosyal konutu sözleşmeye aykırı kullandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının 15.01.2016 tarihli tutanağa göre 02.03.2016 tarihli ihtarnameyi göndererek taşınmazın teslimini ihtar ettiği, 15.01.2016 tarihli tutanakta adresin kapalı olduğunun belirtildiği, tutanakta davalı çalışanlarından ayrı olarak iki kişinin imzasının bulunduğu, tutanak mümzilerinin alınan ifadelerinde; dava konusu yere gittiklerinde adresin kapalı olduğunu, bina sakinlerinin söz konusu yerin kiraya verildiğini beyan etmeleri üzerine tutanak tutulduğunu ifade ettikleri, davacı tanıklarının ise davacının dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini beyan ettikleri, kayıtlı ikamet adres sistemine göre dava konusu taşınmazın davacının 13.08.2012 tarihinden beri kayıtlı adresi olduğu, davacının dava konusu taşınmazda oturduğunun dinlenen tanık beyanlarıyla ve kayıtlı ikamet adresi olması sebebiyle anlaşıldığı, davalı tarafça taşınmazın davacı tarafından kiraya verildiğinin ise ispatlanamadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile davacının dava konusu taşınmazda 10.10.2011 tarihli sözleşme ile hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının, konutu sözleşmeye uygun olarak kullanmadığı ve başkasına kiraya vererek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili Vakfın davacının dava konusu yeri kiraya vermekle beraber aynı zamanda taşınmaza ilişkin taksitleri ödemediği için sözleşmeyi fesh ettiğini, ancak Mahkemece bu konuda her hangi bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, kurum görevlileri tarafından tutulan tutanakta kiracı olduğu belirtilen kişi ile diğer tanıkları dinlenmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, tutanak tanığının beyanındaki çelişkilerin ve tutanak altındaki imzanın kendisine sorulmadığını, dava konusu taşınmazda keşif yapılmadığını, bu davanın idari işlemin iptali istemine ilişkin olması nedeniyle idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; sosyal konut projesi taşınmaz satış sözleşmesinin, konutu kiraya vermek suretiyle ihlal edildiği gerekçesiyle iptal edilmesine dair vakıf işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle 15.01.2016 tarihli tespit tutanağının konutun kiraya verildiğinin ispatına yeterli olmamasına, davacı tanıklarının davacının dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini beyan etmelerine, davalının sözleşmenin ihlal edildiğini ispatlayamamasına, davacıya gönderilen ihtarnamede konutun kiraya verilmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesine, bu fesih sebebine göre Mahkemece inceleme ve araştırma yapıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4967, K. 2026/1924, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4967-e-2026-1924-k-bca4cd2cc8bc