Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3706 E. 2026/1181 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3706
Karar No
2026/1181
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/369 E., 2025/1046 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/32 E., 2024/... K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan bir taşınmaz satın aldığını, satış bedeline istinaden ödemeler yaptığını, dairenin teslim tarihinin 30.12.2018 olarak gösterilmesine rağmen, söz konusu tarihte teslim edilmediğini, sözleşmenin tadili ile 30.12.2019 tarihine teslimin çekildiğini, davalıların verdikleri ifadelerinde borcu ve müvekkilinin iddialarını kabul ettiklerini, ekonomik kriz sebebiyle şirketin inşaatı tamamlayamayıp ... adlı şirkete devrettiklerini beyan ettiklerini, ... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatılmış olup davalıların borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, taraflarınca ... 4.Tüketici Mahkemesinde itirazın iptali davası açılmış olup, dava sonucu taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış sözleşmesinin iptal edildiğini, 03.11.2021 tarihli protokolle davalıların 3 taksit halinde 85.000,00 TL ödediklerini, müvekkilinin 2020 yılının temmuz ayında taşınmazın yeni değerinin 240.000,00 TL olduğunu öğrendiğini, başka bir firmadan daire satın alsaydı şuan o dairenin değerinin 1.500.000,00 TL olacağı bilgisini edindiğini, müvekkilinin ödediği miktarı geri alabilmek için icra takibi yaptığını, icra takibine itiraz edilmesi sebebiyle itirazın iptali davası açtığını, takip ve dava sebebiyle de masraf yaptığını, sayılan sebeplerin müvekkilinin menfi zararlarının kanıtı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ve kısmi dava olarak müvekkilinin 1.000,00 TL menfi zararının ... 4. Tüketici Mahkemesinin 2021/124 Esas numaralı dosyasındaki karar tarihi olan 16.09.2021 tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, 11 numaralı dubleks daireyi davacının müvekkillerinden 180.000,00 TL karşılığında satın aldıklarını, sözleşme gereğince, davacının Kasım 2018'de yapması gereken 20.000,00 TL ödemeyi yapmadığını, parasını dolar hesabında tuttuğunu ve vadesini bozmak istemediğini belirttiğini, asıl mağdur olup zarara uğrayanın müvekkilleri olduğunu, ... 4. Tüketici Mahkemesinin 2021/124 E., 2021/410 K. sayılı dosyası ve ... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9528 Esas sayılı icra takibine ilişkin mutabık kılınan bedelin ödenmesine dair 03.11.2021 tarihinde protokol oluşturulduğunu, taraflar arasında düzenlenen protokol gereği 85.000,00 TL ödenerek davacının zararının karşılandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapmadan doğrudan dava açıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut uyuşmazlıkta davacı tarafça, davalılar ile aralarındaki satım sözleşmesi kapsamında bir takım ödemeler yaptığını, ancak davalı tarafın edimini yerine getirmeyerek sözleşmeye konu taşınmazı teslim etmediğini, ödediği bedelin iadesi için başlattığı takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığını ve dava neticesinde sözleşmenin iptaline karar verildiğini, sözleşmeye konu bağımsız bölümün değerinin artması nedeni ile davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirmediğinden zarara uğradığını ileri sürerek, menfi zararının tahsili için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kısmi dava olarak 1.000,00 TL talep edildiği, dava tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dâhilinde bir dava değeri gösterilmiş olup, bu hâlde öncelikle tüketici hakem heyetine başvuruda bulunulması gerektiği, nitekim dava dilekçesi içeriğinde de talep edilebilecek/saklı tutulan alacak miktarının ne kadar olduğuna dair bir belirlemede bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden bahisle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek dava konusu olan taşınmazın değerinin güncel piyasa fiyatları ve rayiçleri dikkate alındığında yaklaşık olarak 3.000.000,00 TL civarında olup, Tüketici Hakem Heyeti sınırının, dava konusu taşınmazın değeri dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken dava dilekçesindeki kısmi olarak belirtikleri değerin dikkate alınmasının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satım sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı vekili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında belirlenecek; 1.000,00 TL menfi zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, Tüketici Hakem Heyetine başvurmak yerine Tüketici Mahkemesinde kısmi dava açarak talep ettiği alacağın miktar olarak Tüketici Mahkemesinin görev sınırında kaldığını iddia etmektedir. Bu durumda dava değerini mahkemenin görevli olacağı şekilde en az Tüketici Mahkemesinin görev sınırı kadar göstermek mecburiyeti vardır. Hal böyle olunca mahkemece davacıya süre verilerek talep ettiği miktarı açıklatmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3706, K. 2026/1181, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3706-e-2026-1181-k-2c7ac009ac3c