Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3474 E. 2026/529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3474
- Karar No
- 2026/529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/710 E., 2025/903 K. DAVA TARİHİ : 12.03.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/87 E., 2022/340 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Bankanın .... şubesi ile dava dışı A.S.D. ve T.S. arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde müvekkilinin kefil olarak yer aldığını, kredilerin kullanımı ve geri ödeme süresi içinde yeniden yapılandırılan borcun müvekkili tarafından ödenerek kapatıldığını, ancak taraflar arasında ibraname düzenlenmediğini, davalı bankanın 2007-2011 yılları arasında faiz oran, metod ve diğer uygulama konularında toplamda 12 banka ile birlikte kanuni disiplin kuralları dışında hareket etmek sureti ile kanunları kamu yararı aleyhinde ihlal ettikleri anlaşılmış olmakla fiillerinin zarara ve tazmin talep hakkının doğumuna sebep olduğunu ileri sürerek; Rekabet Kanunu kapsamında tespit edilecek tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, Danıştay kararının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının zararı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Rekabet Kurulu Kararında, davalı banka hakkında konut kredisi yönünden ihlalin tespit edilen son tarihin 06.08.2011 olduğu, davacının davalı Bankadan kredi kullanmadığı ancak 30.01.2006 tarihinde çekilen ve 08.05.2012 tarihinde yapılandırılan, davacı tarafından kapatılan kredinin, ilk ihlal tespit edilen 21.08.2007 tarihinden önce çekildiği, yapılandırmanın ise ihlal tespit edilen son tarih olan 06.08.2011'den sonra olduğu, tüketici lehine oluşan farktan ötürü davacının Rekabet Kurulu kararı kapsamında zarara uğramadığı, TCMB tarafından bildirilen kamu bankaları faiz oranlarına göre de ortalama piyasa faiz oranları ile uyumlu olduğu, derdest idari davanın sonucunun eldeki davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının eldeki davaya konu tazminat talebinin dayanağını teşkil eden Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu tespit edilerek iptaline karar verildiği dikkate alındığında artık rekabetin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, aynı davalı bankaya karşı aynı dava konusu ile ilgili açılan davalar kapsamında Yargıtay tarafından verilen ilamların da bu yönde olduğu, Mahkemece karar tesisinden sonra oluşan süreç dikkate alındığında davanın bu gerekçeyle esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı kişilerle davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmeleri ile girilen borçların tamamen müvekkili tarafından ödendiğini, İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf tarafından dava dilekçesindeki taleplerin incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının rekabete aykırı faiz uygulaması nedeniyle kaynaklanan zararın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gereğince tazmini istemine ilişkindir. Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararının iptaline ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesince açılan davada davanın reddine karar verilmiş, karar düzeltme aşamasında Danıştay 13. Dairesinin kararı ile bozulması üzerine Ankara 2. İdare Mahkemesinin 19.07.2019 tarihli ve 2019/1093 E., 2019/1469 K. sayılı "Israr-Ret" kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.05.2021 tarihli ve 2019/2710 E., 2021/1110 K. sayılı kararı ile bozulmuş ve yeniden yapılan yargılama neticesinde Ankara 2. İdare Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2022/918 E., 2022/771 K. sayılı kararıyla idari işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu karar ise Danıştay 13. Daire Başkanlığının 26.10.2022 tarihli ve 2022/3026 E., 2022/3869 K. sayılı ilamıyla onanmış ve karar düzeltme yoluna başvuru üzerine Danıştay 13. Dairesinin 26.09.2023 tarihli ve 2023/659 E., 2023/3746 K. sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği ve iptal kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen kredilere ilişkin evrakların dosya içerisine alındığı, davanın dayanağı olan Rekabet Kurulu kararının yukarıda belirtildiği üzere İdare Mahkemesince iptaline karar verildiği, böylece Kurul kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tesbit edilmiş olduğu, rekabetin ihlal edilmediği anlaşıldığı gibi davacının uğradığını ileri sürdüğü zararı ve zarar miktarını ispatlayamadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.