Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3417 E. 2025/4263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3417
Karar No
2025/4263
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/984 E., 2024/600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/462 E., 2021/867 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu taşınmazın 01.08.1998 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, sözleşme ile davalının masrafları kendisine ait olmak üzere fiktif antrepo araç parkı, araç bakım onarımı (yıkama vs) yedek parça deposu ile tır parkı yapmayı ve kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiğini, sözleşme bedelinin 10 yıl boyunca herhangi bir artış olmaksızın aylık net 11.500 USD, yıllık net 138.000 USD olarak belirlendiğini, daha sonra 30.07.2013 tarihli sözleşmeyle birlikte aylık kira bedelinin 01.08.2013 - 31.07.2014 dönemi için net 110.000 USD'ye, 01.08.2014-31.06.2016 tarihleri arasında aylık net 120.000 USD'ye yükseltildiğini, ayrıca 766 nolu parsel bila bedel kira ilişkisine dahil edilerek kullanım alanının 99.080,00 m²'ye çıktığını, kiracının masrafı kendisine ait olacak şekilde imal ettiği tüm yapılar ile vaziyet planında gösterilen tüm tesisleri, sözleşmenin bitiminde eksiksiz olarak yeni hali hazır durumları ve çalışır vaziyette bila bedel kiralananda bırakmayı kabul ettiğini, 31.01.2018 tarihinde taşınmazın anahtarlarının ihtirazi kayıtla eksik ve sözleşmeye aykırı şekilde teslim alındığını ileri sürerek; eksik teslim nedeniyle oluşan zarar ve uğranılan kira kaybı karşılığı şimdilik 500.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 31.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.000.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, kiralananın sözleşmede kararlaştırılan şekilde teslim edildiğini, davacının herhangi bir zararının mevcut olmadığını, müvekkili şirketin gıyabında yaptırılan delil tespitine süresinde itiraz ettiklerini, kira sözleşmesinden dolayı davacı şirketin uğradığı bir kira kaybı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin (7/2.) maddesi gereğince yapılacak yapılar ve tesislerin akdin hitamında eksiksiz olarak ve çalışır vaziyette bila bedel kiralayana bırakılacağına ilişkin düzenleme uyarınca, bütünleyici parça niteliğindeki kiralanan taşınmazdaki yapı ve tesislerin kiraya veren davacıya tesliminin gerektiği, taşınmazın belirtilen hor kullanım ve sözleşmenin ilgili maddesine aykırı teslimi sebebiyle davalının oluşan hasar bedeli olan 454.095,00 TL ile eksikliklerin yerine getirilmesine ilişkin 3 aylık süreye ilişkin 1.705.068,00 TL olmak üzere toplam 2.159.163,00 TL'den sorumlu olduğu, davacı tarafından ise davanın 2.000.000,00 TL üzerinden ıslah edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 2.000.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine oy çokluğu ile karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişkili ve soyut olduğunu, tanık dinlenme talebinin değerlendirilmediğini, müvekkilinin davacının yazılı izniyle kiralanan arsa üzerinde yapılar tesis ettiğini, müvekkiline atfedilebilecek bir borç ve yükümlülük bulunmadığını, tesislerde yer alan veya kullanılan eşyaların davacıya bırakılmasına ilişkin bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, belirlenen yıpranma payı oranının düşük hesaplandığını, binayı kendisi inşa ettiren müvekkilinin olağan kullanımından kaynaklı yıpranan bina boyasından sorumlu olmadığını, onarım için üç ay gibi oldukça uzun bir süre belirlenmiş olmasının da haksız olduğunu, eksik ve çelişkili rapora dayanılarak hüküm verildiğini, bütünleyici parça niteliği taşımayan unsurların tadilat bedeli hesaplamasına katılmasının da doğru olmadığını, hor kullanıma dair herhangi bir somut tespit ve değerlendirme yapılmadığını, ilgili yapı ve tesislerin müvekkili tarafından yapıldığının göz ardı edildiğini, olağan kullanım ayrımı yapılmadığını, kira kaybına ilişkin hesaplamaların da rayiç bedel esas alınarak yapılması gerektiğini, kiralananın 01.08.2018 tarihinde 3. kişiye kiralandığını ve kira bedelinin aylık 220.000,00 TL+stopaj olarak belirlendiğini, dava tarihindeki efektif döviz satış kurunun esas alınmış olmasının da hatalı olduğunu, ıslahla talep edilen kısım bakımından faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, sözleşme gereği teslim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklı tazminat ve tamir süresince kira kaybı istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmenin (7/2.) maddesinde; "Gerek işbu sözleşmeden önce yürürlükte olan 01.08.1998 tarihli kira sözleşmesi uyarınca kararlaştırılıp inşa edilen tüm yapılar ile gerek işbu sözleşmenin iptaline kadar kiracı tarafından masrafları kendilerine ait olmak üzere yapılan yapılar ve tesislerin mülkiyeti, kira sözleşmesine ek vaziyet planı dahilinde gösterilen tüm yapılar, akdin hitamında eksiksiz olarak yeni durumlara hazır ve çalışır vaziyette bila bedel kiralayana bırakılacaktır. Kiracı bu hususta kiralayandan her nam altında olursa olsun bir talepte bulunmuyacaktır." düzenlemesinin yer almasına, hükme esas alınan denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporunda taşınmazın bütünleyici parçalarında meydana gelen hasar durumlarının tespit edilerek olağan kullanım kaynaklı yıpranma payı mahsup edilmek suretiyle değerlendirme yapıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davacı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 109. maddesi uyarınca kısmi dava açarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 31.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değerini 1.500.000,00 TL artırarak, toplam 2.000.000,00 TL tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davanın kısmi dava niteliğinde olduğu, kısmi davada talep edilmeyen kısım yönünden dava tarihi itibariyle temerrütün oluşmadığı gözetilerek, dava dilekçesinde talep edilen kısım yönünden dava tarihinden, ıslah dilekçesinde talep edilen kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, alacağın tümüne dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “2.000.000,00 TL'nin dava tarihi 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline,” ibaresinin çıkartılarak yerine ''500.000,00 TL'nin dava tarihi olan 25.05.2018 tarihinden 1.500.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 31.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3417, K. 2025/4263, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3417-e-2025-4263-k-5a22fe702f37