Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3403 E. 2025/4230 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3403
Karar No
2025/4230
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1115 E., 2023/2721 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1023 E., 2021/406 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ...’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklikliğin giderilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilen dava dosyasının temyiz incelemesi için yeniden gönderildiği anlaşılmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacı şirket ile dava dışı ... Petrol Taşımacılık İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. A.Ş (...) arasında 17.09.2014 tarihli golf arabası kira sözleşmesinin düzenlendiği ve bu sözleşme kapsamında davalıya takip konusu çekin verildiğini, dava dışı ...’nin kiracısı olduğu ... Antalya isimli tesis için 09.05.2014 tarihinde davalı şirket ile imzalanan sözleşmenin 05.02.2015 tarihinde feshedildiğini, ancak davalının bir işgalci gibi tesiste faaliyetlerine devam ettiğini, bu tarihten sonra yapılan tüm işlemlerin geçersiz hale geldiğini, bu nedenle müvekkilinden teminat olarak alınan ve icra takibine dayanak olan 15.02.2015 tarihli çekin, bu çeke dayanak yapılan 21.08.2015 tarihli icra takibinin, 17.09.2015 tarihli taahhütnamenin ve müvekkili ile yapılan 20.05.2015 tarihli protokolün geçersiz olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete borcu bulunmadığını ileri sürerek; müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile geçersiz kira sözleşmesine bağlı olarak verilen ve icra takibine dayanak olan 15.02.2015 tarihli çekten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; takibe konu senedin ödendiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmelerinin rızai olma özelliği gereği kimler arasında akdedilmiş ise yalnızca onlar için bağlayıcı olup sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiler için hüküm ve sonuç doğurmayacağı, geçersizliğinin tespiti talep edilen kira sözleşmesinin dava dışı ... ile davacı ...Turizm Tas. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedildiği, davalı şirketin sözleşme koşulları kapsamında kiracı/kiraya veren sıfatının bulunmadığı, takibe konu çekin davacı şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan kira sözleşmesinin (5.) maddesi uyarınca dava dışı ...’ye verildiği ve ciro yoluyla davalı şirkete geçtiği anlaşılsa dahi; tespit edilen bu hususun davalı şirketi sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, gerçekleşen bu durum karşısında ise kira sözleşmesinin tarafı olmayan davalı aleyhine, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti amacıyla yöneltilen talep sonucu açısından davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, çekin teminat amacıyla verildiğini ispat külfetinin iddia eden davacılara düşmekte olduğu, çek üzerinde teminat amacına uygun herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi taraflar arasında tanzim edilen ve inkar edilmeyen bila tarihli "Protokol" başlıklı belgede dava konusu çekin teminat çeki olarak verildiğine ilişkin bir mutabakat olmadığı, davacı ...’ın protokole uygun olarak icra takibine ve borca itirazının bulunmadığını, takibe konu borcu kabul edildiğini, belirtilen koşullarda 22.05.2017 son ödeme tarihi itibariyle 610.033,24 TL olarak ödeneceği kabul ve taahhüt edilen ancak şartlarına uyulmaması nedeniyle protokolün geçersiz sayılarak davalı tarafça takibe devam edildiği, dava/ takibe konu çek nedeniyle davacıların dava tarihi itibariyle davalı şirkete borçlu olduğu, davacıların ödemeye yönelik tevsik edici bilgi, belge ve delil ibraz etmedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacı tarafın geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istediği kira sözleşmesinin, davacı şirket ile dava dışı ... Petrol Taşımacılık İnş. Taahhüt Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş arasında düzenlenmiş golf arabalarının kiralanmasına ilişkin olduğu, davalı olarak gösterilen şirketin kira sözleşmesinin tarafı olmadığı, Mahkemece kira sözleşmesinin tarafı olmayan davalıya karşı açılan kira sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, takibe konu çekin üzerinde teminat çeki olduğuna ilişkin bir kaydın yer almadığı, buna ilişkin yazılı bir delilin de dosyaya sunulmadığı, kira sözleşmesinde çekin kira bedellerine karşılık olarak verildiği açıkça yazılmış olup çekin davalı şirkete ciro yoluyla intikal ettiği, taraflar arasında yapılan ve ihtilaf konusu olmayan borç yapılandırma protokolünde; davacılar tarafından menfi tespit talep edilen icra dosyasındaki borcun kabul edildiği, davacılardan ...’ın borç yapılandırma protokolüne uygun olarak 17.09.2015 tarihinde dava konusu takip dosyasına konu çek borcunu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğu, ancak şartlarına uyulmaması nedeniyle protokolün geçersiz kaldığı ve davalı tarafça takibe devam edildiği, davacı taraflarca davalı şirkete yönelik borcun bulunmadığı hususunun ispatlanamadığı göz önünde bulundurularak menfi tespit davasının reddine karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı şirket vekili; davalı tarafından dava dışı ... adına müvekkille kira sözleşmesi yapıldığı ve aynı kira sözleşmesi için kendi adına çekler alındığını, bu durumda adına kira sözleşmesi yapılan dava dışı şirketin davaya dahil edilmesi veya beyanının alınması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, müvekkili şirketin davalı taraf aracılığı ile dava konusu kira sözleşmesini imzaladğını ve sözleşme kapsamında çekleri aracı olan davalıya verdiğini, geçersiz kira sözleşmesine bağlı olarak müvekkilleri tarafından verilen çeklerin de mutlak olarak geçersiz olduklarını, davalının kira sözleşmesi uyarınca alınan çeklerden ötürü bir alacağı da bulunmadığını, çekleri neden aldığını ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalının, çekleri kira sözleşmesi kapsamında kiraya veren adına ve fakat kiraya verenin bilgisi olmaksızın müvekkilden aldığını ve kendi adına ciro ederek işleme koyduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davalının kira sözleşmesinin tarafı olmamasına, davacının iddiasını ispat edememesine göre, davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3403, K. 2025/4230, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3403-e-2025-4230-k-e601506f52a4