Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2426 E. 2025/5963 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2426
Karar No
2025/5963
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1951 E., 2025/832 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1431 E., 2022/2085 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin .....adresinde tarlasının olduğunu, bu tarlada .... tesisat nolu tarımsal abonesi bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin bu aboneliğine fatura ve cezalar tahakkuk edildiğini, bu tahakkuklar nedeniyle davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2021/16278 Esas nolu dosya ile 47.379,47 TL'lik, 2019/22018 Esas nolu dosya ile 45.026,56 TL'lik, 1. İcra Müdürlüğünün 2020/14888 Esas nolu dosya ile 65.334,40 TL'lik, 2020/15304 Esas nolu dosya ile 178.479,36 TL'lik, 4. İcra Müdürlüğünün 2020/19245 Esas nolu dosya ile 8.485,98 TL'lik, 1. İcra Müdürlüğünün 2021/10893 Esas nolu dosya ile 12.796,55 TL'lik, 4. İcra Müdürlüğünün 2021/27358 Esas nolu dosya ile 29.003,14 TL'lik, 2022/9998 Esas nolu dosya ile 160.155,75 TL'lik, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü 2022/13795 Esas nolu dosya ile 11.355,04 TL'lik, MTS 2021/1600579 Esas nolu dosya ile 6.079,37 TL'lik, MTS 2021/1115007 Esas nolu dosya ile 1.839,27 TL'lik, MTS 2020/1577739 Esas nolu dosya ile 79.968,48 TL'lik, MTS 2020/1061514 esas nolu dosya ile 175.257,77 TL'lik icra takibi başlatıldığını, davacının kaçak elektrik kullanımında bulunmadığını, tutulan kaçak elektrik tutanağından davacının haberdar olmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir dosya yönünden ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere müvekkilinin şimdilik toplam 1.300,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptaline karar verilmesini talep etmiş, 20.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle takipler nedeniyle talebini 821.161,14 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davalı şirket çalışanları tarafından davacıya ait yerde yapılan kontrolde kaçak enerji kullanımına istinaden fotoğraflanarak kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu, davacının 8 günlük süre içerisinde faturaya ile cezaya itiraz etmediğ gibi zamanaşımı süresinde dava açmadığını, davacının arazisinin kendiliğinden sulanabilen arazi olmadığını, yapılacak keşif sonucunda davacının elektrik enerjisi kullanmadan sulu tarım yapabilmesinin imkan dahilinde olmadığının açıkça görüleceğini, davacı tarafın ektiği ürünler dikkate alındığında yörenin iklim şartlarına göre suya fazla ihtiyaç duyan ürün çeşitleri olduğunu, tahakkuk edilen cezanın .... Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine ve .... kurul kararlarına uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kaçak/usulsüz elektrik kullanımından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davalı tarafın özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve bu sebeple elinde bulunması gereken ve alacağını ispatlar kayıt ve belgeleri yazı yazılmasına gerek bulunmadan sunması gerektiği, davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 195. maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, davalı şirkete ve vekilin verilen kesin süreye rağmen davaya ve takibe konu kaçak kullanıma ait tutanak ve belgelerin ibraz edilmediği, icraya konu kaçak cezalarının gereği davalı şirkette bulunan davaya ve takibe konu alacağa ilişkin, kaçak elektrik tespit tutanağı, abone denetim/kontrol formları, kaçak tahakkuk ve kaçak ek tahakkuk hesaplama raporları, kaçak kayıt dökümüne ilişkin delillere dayanmaktan davalı şirketin vazgeçmiş sayılacağına karar verildiği, davalı şirketin, dava konusu takip dayanağı alacağının, Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliği hükümlerine uygun düzenlenmiş kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayandığını ispat edemediği, icra dosyasında da kaçak tutanaklarının yer almadığı; 19.09.2022 tarihli celsede 6100 sayılı Kanunun 139/1-ç maddesi gereği davalı şirketin delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağına karar verildiği ve bu hali ile karşı taraf için usulü kazanılmış hak teşkil ettiği, ıslah dilekçesinde dava değeri arttırım miktarı dikkate alınarak menfi tespit istemine ilişkin davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dayandıkları deliller toplanmadan karar verildiğini; davaya konu edilen miktarın EPDK kararlarına uygun olarak tahakkuk edildiğini, davacının müvekkili şirketin kayıtlarına dayandığını, hâkimin davayı aydınlatma ödevinin göz ardı edildiğini, Yargıtay İçtihatları gereğince kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar resmi belge gibi geçerli olduğunu, kaçak tutanağının aksini iddia eden tarafın bunu resmi belgeler ile ispatlaması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuklar ve bu tahakkukların tahsili için başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; davacının kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespit tutanaklarına dayanılarak yapılan tahakkuklar ve icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan davalarda, ispat yükünün davalı şirkete ait olduğu, davalı vekiline ihtar içerir duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesine kaçak elektrik tespit tutanaklarını eklemediği, Mahkemenin usulüne uygun olarak yaptığı ihtara rağmen anılan delillerin süresinde dosyaya sunulmadığı, davalı vekilinin cevap süresinin uzatılmasına ilişkin talebinin de bulunmadığı, Mahkemece 19.09.2022 tarihli duruşmada 6100 sayılı Kanunun 140/5 maddesi uyarınca; aynı Kanun'un 139. maddesi uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, hâkimin yargılamayı belli sürede bitirmeleri hususunda adil yargılama kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde, kararın usul ve Kanuna uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, kaçak elektrik kullanılması sonucu girişilen icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemidir. Mahkemece davanın ispatlanamaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 139/1-ç maddesinde, “Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri Mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği” çıkarılacak davetiyede ihtar edileceği düzenlenmiştir. Yerel Mahkemece, ispat yükünün davalıda olduğu belirlenerek davalı vekiline verilen kesin süre içerisinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin belgeler sunulmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yerel Mahkeme, davalının HMK 195. maddesi uyarıca elinde bulunan belgeleri sunması gerektiğini belirtmiştir. Öncelikle tarafın HMK 139/1-ç maddesinde tarafın elinde bulunan belgeyi sunması veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapması gerekmektedir. Yine HMK 195/1. maddeye göre, “Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, Mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir.” Kanuna göre, taraflar ellerinde bulunan delilleri sunmak, ellerinde bulunmayan delillerin ise nerede bulunduğuna ilişkin bilgi vermek durumundadırlar. Tarafların ellerinde bulunmayan delillerin incelenmesine karar verilmesi durumunda, Mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle, üçüncü kişilere delillerin getirilmesi için, gerekli bildirim yapılacaktır. Kaldı ki, Mahkemece de davalı şirkete müzekkere yazılmıştır. Artık bunun sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Nitekim ön inceleme duruşmasından önce yazılan müzekkereye cevap verilmiş ve tahkikat aşamasına geçildiğinde kaçak elektrik belgeleri dosyada mevcuttur. HMK 145. maddeye göre, “Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, Mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.” Dosya kapsamı ile davacı hakkında pek çok kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, hakkında birçok icra takibi başlatıldığı, Mahkemenin davalı şirketten müzekkere ile belgeleri istediği, HMK 195. madde uygulamasının seçildiği, ön inceleme duruşmasından önce müzekkereye cevap verilmesine rağmen davalı vekili tarafından süresinde belgeler sunulmaması nedeniyle davanın ispatlanmadığının kabulü yerinde olmadığı, yukarıda açıklanan usul kurallarının ihlal edildiği, Mahkemece delillerin değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2426, K. 2025/5963, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2426-e-2025-5963-k-4b8182af0253