Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2301 E. 2025/5560 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2301
Karar No
2025/5560
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1089 E., 2025/596 K. DAVA TARİHİ : 31.01.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2023/359 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket tarafından üretilen ... 11 Pro Max özelliğindeki cep telefonunu adına kayıtlı GSM hattı ile kullandığını, cihazın ... ID güvenlik önlemini taşıyan, teknik donatı ve yazılıma sahip olduğunu, ancak cihazın oğlu ...'in yüzüne de açıldığının 04.10.2022 tarihinde fark ettiğini, davalı şirketin ağır kusuruna dayalı bu olumsuzluğun üzüntü ve endişeye neden olduğunu, yüz tanıma sisteminin oğlu dışında başkaca üçüncü kişiler tarafından açılmış olabileceği endişesi taşıyarak cihazın teknolojik olanaklarından yararlanmak, internet bankacılığı hizmeti almaktan endişe duyduğunu, hakimlik, askeri hakim-savcılık, Bakanlık Hukuk Müşavirliği yapmış ve birinci derecede birinci sınıf hakimlikten emekli olarak 25 yıldan beri de serbest avukat olarak görev yaptığını, bu mesleki özellikleri kapsamında yüzlerce müvekkil portföyüne sahip olduğunu, dava konusu telefon cihazından kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle Anayasal güvence altında olan kişisel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini, telefon cihazına bağlı uygulamalar nedeniyle müvekkilinin davalarını ilgilendiren binlerce mail, Whatsapp yazışmaları, UYAP sisteminin mahremiyeti, özel fotoğraflarının olumsuz etkilendiğini, bu durumun kendisini oldukça mağdur ettiğini, üzdüğünü, endişelendirdiğini ileri sürerek 2.000.000,00 TL manevi tazminatın 12.10.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; başarısız olan 5 eşleştirme girişiminin ardından parola girilmek suretiyle cihazın aktif hale gelebileceğini, kimlik doğrulanan durumlar da dahil olmak üzere ... ID fonksiyonu kullanıldıkça ... ID verilerinin güncellendiğini, .. ID birkaç başarısız deneme sonrasında ürün kilidinin asıl kullanıcı tarafından açıldığı durumlarda cihaz aktif hale gelmeden önce en son yüz taraması yapan kişiyi, kayıtlı kullanıcı olarak algılayabileceğini, bu durumda ... ID o kişinin tekrar yüz taraması yapması halinde ürün kilidinin açılmasına izin verebileceğini, davacının cihazın oğlunun yüzünü tanımasının hangi koşullarda gerçekleştiğine ilişkin detay paylaşmadığını zaman içinde davacının oğlu tarafından gerçekleştirilen başarısız yüz tanıtma girişimleri sonrası cihazın asıl kullanıcısı olan davacı tarafından aktif hale getirilerek ... ID verilerinin bu doğrultuda zaman içinde güncellenmiş olmasının ihtimal dahilinde olduğunu, cihazın ... ID özelliği yönünden ayıplı olup olmadığının tespit edilebilmesi için sıfırlama adımları eksiksiz şekilde tamamlanarak bilirkişi marifetiyle incelenmesinin gerektiğini, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu telefondaki ayıp nedeni ile davacının manevi olarak zarar gördüğü, kişilik haklarının zarara uğradığı ispat edilemediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; gerekçeli karar içeriğinde manevi tazminat talebinin koşullarının gerçekleşmiş olduğunun yer yer açık yer yer örtülü olacak şekilde kabul edildiğini, telefonun yüz tanıma güvenlik kilidinin ayıplı olduğunun teknik bilirkişi raporları doğrultusunda Mahkemece de kabul edildiğini, ekran kilidinin müvekkilinin oğlunun yüzüne açılması ile oluşan olumsuzluğun bir başka üçüncü şahsa da açılmış olabileceği endişesinin; duyulan manevi acı, elem ve ızdırap için fazlasıyla yeterli olduğunu, manevi zararın oluştuğunun kabulü için bu endişenin gerçekleşmiş olması, yani potansiyel tehlikenin varlığının yeterli olduğunu, müvekkiline ait kişisel veri olan telefonunda kişilik haklarına sıkı sıkıya bağlı birçok veri bulunmakta olup bunların üçüncü bir kişi tarafından ele geçirilmesi endişesi veyahut müvekkilin oğlu bile olsa bu kişisel verilere tesadüfen ulaşılması dahi kişilik haklarına saldırının tek başına kabulü için yeterli olduğunu, baba oğul olsa bile herkesin kişilik haklarının özel olduğunu, müvekkilinin oğlunun da müvekkiline ait özel finans/banka bilgilerini görmesinin manevi zararın varlığı için yeterli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu telefonun ... ID uygulamasının davacının oğluna da açılmasından kaynaklanan ayıp nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58. maddesinde; "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur. Anılan madde uyarınca manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Öyle ki, manevi tazminatta kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeleye ve özellikle somut olayda, davanın niteliği itibariyle davacının kişisel haklarına ilişkin hukuka aykırı bir saldırı ve bu saldırı sonucunda manevi bir zarar söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2301, K. 2025/5560, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2301-e-2025-5560-k-8790572cc9b5