Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3072 E. 2025/6858 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3072
- Karar No
- 2025/6858
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/157 Esas, 2025/190 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 25.01.2016 tarihli Ürün Sözleşmesi uyarınca davalıdan satın alınan ürünlerden ... valsli değirmenin saatte 600 kg kahve çekirdeği öğütmesi beklenmekteyken taahhüt edilen saatte 600 kg kahve öğütme işleminin yapılamadığı, öğütme makinesinden yanma kokusu gelmeye başladığının görüldüğünü ve bu durumun hemen davalıya bildirildiğini, davalının servis ekiplerinin birkaç kez gelerek servis formu verilmeksizin arızanın giderildiğini bildirdiklerini ancak arızanın bir türlü giderilememesi üzerine müvekkili tarafından satım konusu ürünün ayıplı olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, anılan teknik inceleme sonucunda ürünün ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, ayıplı ürünün iade alınması ve ayıplı maldan doğan zararların tazmin edilmesi için davalıya gönderilen ihtarname ile 3 iş günü sure verildiğini, davalının söz konusu ürünün ayıplı olduğunu kabul ederek ihtarnamede belirtilen süre içerisinde ürünü iade aldığını, ürünün iade alınmasına müteakip davalı tarafından iade alınan ürünün bedeli de düşülmek suretiyle yapılan cari hesap sonucunda davalının müvekkiline olan borcunu ödediğini ancak davalının müvekkilinin ayıplı ürün sebebiyle doğan maddi ve manevi zararlarını karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 15.11.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından yapılan servis aşamalarında söz konusu makinede görülen hususların kullanım hatasından kaynaklandığının bizzat yetkililere bildirildiğini ve bu hususun servis raporu ve makineyi tutanaklarla da kayıt altına alındığını, davacının makinedeki topların ayarlarıyla oynaması ve makineyi kullanım talimatına uygun kullanmaması nedeni ile daha önce makinenin toplarının ayarlanıp gerekli kontroller yaptırılarak müvekkili şirket servisi tarafından tamirinin yapıldığını, ayrıca davacı tarafından yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporda yer alan makineye ilişkin fotoğraflar incelendiğinde; makinenin son derece pis ve bakımsız olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirket tarafından müşteri memnuniyeti ve tamamen dürüst ahlaklı ve etik çalışma prensiplerine dayanılarak davaya konu makinenin bizzat davacı şirkete gidilerek teslim alındığını ve alınan bedelin davacıya geri ödendiğini ancak makinenin mevcut durumunun üretim/imalat/montaj hatasından değil kullanıcı hatasından kaynaklanması ve ürünün ayıpsız olması sebebiyle davacının zararlarının karşılanması taleplerinin kabul edilmediğini, anılan makinenin halihazırdaki durumunun tamamen kullanım hatasından ve/veya davacıdan kaynaklanan nedenlerden meydana geldiğinden ürünün mevcut durumu nedeniyle müvekkili şirkete kusur atfedilmesi ve bu bağlamda maddi ve manevi tazminat adı altında talep edilen tutarların müvekkili şirkete yükletilmesinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan ayıplı ürün sebebiyle davacıdan istenilen ürünlerin zamanında ve eksiksiz teslim edilemediğinden iptal edildiği belirtilen sipariş formları bilirkişi marifetiyle incelendiğinde, 26.09.2016 tarihli siparişin 56.992,03 TL (KDV hariç), 26.09.2016 tarihli siparişin 55.572,50 TL (KDV hariç) ve 20.09.2016 tarihli siparişin 29.649,00 TL (KDV hariç) olmak üzere toplamda (56.992,03+55.572,50+29.649,00)- 142.213,53 TL (KDV hariç) tutarında olduğu, davacının iptal edilen toplamda 142.213,53 TL tutarındaki siparişten doğabilecek maddi zararının tespitine gelindiğinde sektörel kar oranının yüzde 10 olduğu kabul edilerek sipariş iptalinden doğabilecek zararın (142.213,53 ...(0.10)) 14.221,35 TL olarak hesap edilebileceğinin sunulan belgelere uygun olarak bilirkişi raporunda belirtildiği, bunun dışında bilirkişi raporunda da etraflıca belirtildiği üzere ayıplı olduğu beyan edilen değirmenin kurulu olduğu süreçteki günlük kahve satış miktarı ile yerine kurulan yeni değirmenle yapılan günlük satış miktarı arasında ayıplı olduğu beyan edilen değirmenden beklenen üretim miktarı kadar büyük bir farkın bulunmadığı, davacının sipariş iptaline ilişkin sunduğu diğer belgelerde sipariş miktarlarının belli olmadığı ve başkaca ayıplı ürün sebebiyle uğradığı somut zarara ilişkin delil ileri sürmediği, bu nedenlerle davacının bilirkişi raporuna itirazının yerinde olmadığı, davacının dava ve ıslah dilekçesine konu edilen sipariş iptali sebebiyle oluşan maddi tazminat talebinin yerinde olduğu, davacının dava öncesi davalıyı 09.11.2016 tarihli ihtarnamesiyle temerrüde düşürdüğü, ihtarnamenin tebliği ile atıfet süresi dikkate alınarak taraflar tacir olduğundan kabul edilen tutara talep gibi 15.11.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden manevi tazminata hükmedilebilmesi için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58... sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddeleri gereğince hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, kural olarak sorumlularından manevi tazminat tahsilini isteyebileceğinin düzenlendiği, ancak sözleşmeye aykırılık halinin anılan yasa hükümleri gereğince kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadıkça ve ayrıca TBK'nın 58. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmedikçe manevi tazminatı gerektirmeyeceği, dosyada sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı yapıldığı ve ticari hayattaki itibarının zedelendiği yolunda manevi tazminat takdirini gerektirecek derecede delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ayıplı mal iddiasına dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.