Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1662 E. 2025/6374 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1662
Karar No
2025/6374
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2079 E., 2025/53 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sütçüler Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/48 E., 2024/39 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının, dava dışı ..... Elektrik Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin (.....) sahibi olduğu ..... ve ..... sayılı işletme ruhsatını 25.08.2011 tarihli rödövans sözleşmesi ile kiralandığını, .... ve .... Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 26.08.2016 tarihli yazısı ile madencilik faaliyetlerinin durdurulması yönünde idari işlem tesis edildiğini, bu işlemler ile ilgili olarak, idari yargıda açılan davaların ret ile neticelendiğini, söz konusu rödövanslı sahanın, müvekkili ile sözleşme yapılmadan önce bir davalı şirketle sözleşme yapıldığı iddiası ile açılan davada, Sütçüler Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.06.2017 tarih, 2015/196 E., 2017/102 K. sayılı ilamıyla müvekkilinin sahadan tahliyesine karar verildiğini, müvekkilinin rödövans sözleşmesine binaen çalışmış olduğu sürede ürettiği 210 adet blok mermerin tahliyeden sonra sahada kaldığını, 20 adedinin 2018 yılında alınabildiğini ancak kalanlar üzerinde davalı hak iddia ettiğinden alınamadığını, söz konusu mermerlerin teslimi için davalı şirkete müracaat edildiğini ancak verilmediğini, davalı şirketin müvekkilinin blokları teslim almasına karşı koyduğunu, mermer blokların deformasyona uğradığını, değerinin düştüğünü ileri sürerek; 190 adet blok mermerin aynen teslimini, bunun mümkün olmadığı takdirde veya ticari değerinin tamamen ortadan kalmış olması halinde tespit tarihindeki değerin tahsilini dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm taleplerini, ruhsat sahibi dava dışı.... veya mermerleri teslim almasına izin vermeyen .....'e yöneltmesi gerektiğini, müvekkili şirketin bu davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının talebi açısından zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının mermer blokları talep etmesinin mevcut adli yargı ve kesinleşmiş idari yargı kararlarına göre de mümkün olmadığını, madencilik mevzuatına aykırı olduğunu, ruhsat sahasında tek hak sahibi olan müvekkili şirketten başka hiç bir rödövansçının faaliyette bulunmasının Maden Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 26.08.2016 tarihinde davacının madencilik faaliyetinin .....tarafından durdurulduğu, davacının rödövans sözleşmesi ve maden ruhsatı .....'in 25.01.2017 tarihli yazısı iptal edildiği, Sütçüler Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/196 E, 2017/102 K. sayılı, davacının sahadan tahliyesine dair verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek 25.09.2018 tarihinde kesinleştiği, Maden Kanunu'nun 36/2 maddesinin 1.cümlesi uyarınca, davacıya madenin nakledilmesi için süre verilmediği, davalı zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da sebepsiz zenginleşme temeline dayalı davada zamanaşımı süresi olan on yılın henüz dolmaması nedeniyle bu itirazın reddine karar verildiği, davacının maden ruhsatı ile rödövans sözleşmesinin ayakta olduğu süreçte nakletmeye hazır hale getirmesine rağmen idarece kendisine süre verilmeksizin mermer blokları uhdesine geçirmesinin hukuka aykırı şekilde engellendiği, davacının ruhsatının iptalinin akabinde sahada hak sahibi olan davalının da, davacıya aidiyeti sabit olan 173 adet mermer bloğu uhdesinde tuttuğu, davalı teslimi sağlamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77. maddesi gereğince davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, sahada bulunan 173 adet mermer bloğun davacıya aidiyetinin tespiti ile aynen (mümkün olmadığı takdirde nakden davalıdan tahsili ile) davacıya teslimine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacının ürettiği ve ruhsat sahibi adına satmasına engel bulunmayan davaya konu mermer blokların davalının çalışma alanında kalması nedeniyle, davacıya aynen teslimine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının madencilik işletme izninin idare tarafından iptal edildiği, izin iptali için açtığı idari davaların da davacı aleyhine sonuçlandığı, davacının dava konusu 190 mermer blok üzerindeki zilyetlik haklarının işletme izninin iptal edilmesiyle ortadan kalktığını, bahse konu ruhsat sahası üzerinde, tüm madencilik hakları ve işletme hakkının ruhsat sahibi tarafından müvekkiline verildiğini bu hususun mahkeme kararı ile de sabit olduğunu, davacının mermer blokları talep etmesinin mevcut adli yargı ve kesinleşmiş idari yargı kararlarına göre de mümkün olmadığını, zamanaşımı itirazımızın İlk Derece Mahkemesi tarafından reddinin de yasa ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 1.Davacı ile dava dışı ruhsat sahibi .... arasında 12.08.2011 tarihli rödövans sözleşmesi düzenlendiğini, davacının sözleşme uyarınca kiracı olarak faaliyet gösterdiği sahada dava konusu mermer blokları çıkardığı, yine davalı ile ruhsat sahibi arasında aynı ruhsat sahası için rödövans sözleşmesi düzenlenerek maden siciline şerh edildiği, bu nedenle davacının 26.08.2016 tarihinde madencilik faaliyetlerinin durdurulduğu, 26.01.2017 tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Ayrıca davalı tarafından dava dışı ruhsat sahibine karşı açılan ve davacının, davalı ruhsat sahibi yanında müdahil olarak katıldığı Sütçüler Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/196 E. sayılı davasında, davalı şirketin kiracılık sıfatının tespitine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2018/32 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına, davalı ...ile davacı ... arasında imzalanan 20.09.2008 tarihli rödövans sözleşmesinin geçerliliğinin ve davacının kiracılık sıfatının tespiti ile kiralanana yapılan müdalenin men’ine, kiralanın kiracıya teslimine 09.02.2018 tarihinde kesin olarak karar verilmiştir. Davacı; faaliyetinin durdurulması nedeniyle maden sahasında kalan mermer bloklarının teslimini talep etmiş olup, davalının zamanaşımı itirazı yönünden İlk Derece Mahkemesince sebepsiz zenginleşmeye dayalı davada zamanaşımı süresi olan on yıl dolmadığından davalının zamanaşımı itirazın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Kanun'un 82. maddesinde; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. İki yıllık süre, hak sahibi davacının zenginleşmeyi geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. On yıllık süre mutlak bir zamanaşımı süresi olup, geri isteme hakkının doğduğu, yani sebepsiz zenginleşme alacağının muaccel olduğu zamanda işlemeye başlar. Burada sürenin işlemeye başlaması, davacının zenginleşmeyi geri isteme hakkını öğrenmesi gibi bir şartın varlığına bağlı değildir. On yıllık mutlak zamanaşımı süresi içinde öğrenme gerçekleştiği takdirde dava iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olur ve geri isteme hakkının olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası açılmadığı takdirde, alacak zamanaşımına uğrar. Somut olayda; Mahkemece, on yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de, iki yıllık zamanaşımı süresine yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır. Hâl böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davacının sözleşmeye konu maden sahasından ayrıldığı, yani maden sahasının davalının hakimiyetine geçtiği tarih üzerinde durulması suretiyle davacının mermer blokları isteme hakkının doğduğu tarihin belirlenmesi ve sonuca göre zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davalının sair temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1662, K. 2025/6374, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1662-e-2025-6374-k-bcc58f07faa3