Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1588 E. 2025/5196 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1588
Karar No
2025/5196
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/829 E., 2025/120 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/121 E., 2020/176 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan 1 71... parselde kayıtlı kayısı bahçesinin 20 dönümünü 29.12.2015 tarihli sözleşme ile satın aldığını, müvekkilinin davalılara 30.08.2015 tarihinde 130.000,00 TL, 29.12.2015 tarihinde 75.600 USD, 01.02.2016 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yaptığını, tapunun devriyle 120.275,00 USD daha ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, tapu devir işlemi için müvekkilinin davalılara ulaşamadığını, müvekkilinin davalıların borca batık olduğunu öğrenmesi üzerine dava konusu taşınmazın devri için açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedilip kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye satıldığını ileri sürerek, şimdilik 76.600 USD'nin dava tarihi itibariyle hesaplanacak kur üzerinden ve 155.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, ayrıca 20 dönümlük kapama kayısı bahçesinin 2015 yılından bu yana getireceği gelir hesaplanarak sözleşme tarihi olan 29.12.20215 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiş, 17.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile Türk lirası cinsinden olan talep sonucunu 298.543,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tapuda davalı şirket adına kayıtlı olduğu, davalı ...'ın diğer davalı şirketin temsilcisi olduğu, davalı Şirket ile davacı arasında dava konusu taşınmazın satışı için 29.12.2015 tarihinde adi yazılı satış sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı şirkete ödemeler yaptığı, taşınmazın davacıya devredilmediği, yapılan sözleşmenin resmi şekil şartına uymaması nedeniyle geçersiz olduğuna, davacı 2015 yılından bu yana satışı kararlaştırılan kayısı bahçesinden mahrum kaldığı kazanç kaybının davalılardan tahsilini de talep etmiş ise de; geçersiz sözleşmelerde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ancak verdiklerini geri isteyebilecekleri, davacının 29.12.2015 tarihinde ödediği paranın denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesini talep edebileceği, ödenen USD cinsinin alacak yönünden ödeme tarihi ile dava tarihi arasında değer bakımından bir kayıp oluşmadığı, davacı vekilinin fiili ödeme tarihindeki rayiç kur üzerinden faizi ile birlikte ödeme talebinde bulunduğu, davaya konu sözleşmenin taşınmazın tapu maliki olan davalı şirket ile imzalandığı, eldeki davada taraf sıfatının davalı şirkette olduğu, davalı şirket yetkilisi olan davalı ...'ın taraf sıfatının bulunmadığı, kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirket hakkında açılan davanın kabulü ile, 298.544,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 75.600 USD'nin 29.12.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiz oranda işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davaya konu sözleşmeyi davalı şirket ile yaptığı, sözleşmeyi davalı şirketi temsilen diğer davalı ...'ın imzaladığı, ödemelerin davalı ...'a yapıldığına ve davalı ...'ın sebepsiz zenginleştiğine dair delil olmadığı, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen Mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf bozmasının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; geçersiz gayrimenkul satış sözleşmesinde ve bu sözleşme gereğince satış karşılığı olarak keşide edilip müvekkiline verilen bir kısım bonolar incelendiğinde altındaki imzaların davalı ...'ın eli ürünü olduğunu, davalı ...'ın şahsi imzası ile borcu şirket adına değil kendi adına garanti ettiğini, her iki davalının da sözleşme uyarınca ödenen bedelden müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, geçersiz taşınmaz satım sözleşmesi ile yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Temyizen edilen kararda belirtilen gerekçeye, davaya konu taşınmazın davalı şirket adına kayıtlı bulunmasına, taşınmazın satışı için 29.12.2015 tarihli adi yazılı sözleşmenin davacı ile davalı şirket arasında yapılmasına, davalı ...'ın diğer davalı şirketin temsilcisi olmasına, ödemenin davalı şirkete yapılmasına, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1588, K. 2025/5196, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1588-e-2025-5196-k-694b484bbea3