Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1511 E. 2025/5217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1511
- Karar No
- 2025/5217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/111 E., 2022/554 K. DAVA TARİHİ : 09.02.2015
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait ... Eczanesi ile davalı Kurum arasında yapılan protokoller kapsamında Kurum sigortalılarına hizmet verildiğini, davalı Kurum tarafından yapılan soruşturma sonucu 2012 yılı Eczane Protokolünün (5.3.2) maddesi ile Kurum ile TEB arasında imzalanan 2013/1 Ek Prokolünün (3.2.3) ve (5.3.5) maddelerine aykırılık gerekçesi ile 14.01.2014 tarihli ve 275514 sayılı yazı ile yazılı uyarı ve toplamda 261.527,90 TL tutarında para cezası ihdasına karar verildiğini, işlemin haksız olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptali ile muarazanın giderilerek sözleşmenin aynı koşullarda devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu işlemin dayanağının müvekkili ile davacı arasında imzalanan ilaç temin sözleşmesi ve Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümleri olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan soruşturma ile davacı tarafın yapmış olduğu ilaç temin sözleşmesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.04.2016 tarihli kararıyla; dava konusu cezai işlemdeki hastalara ait reçetelerin incelendiği, özellikle G.C.'ye ait reçetelerin arkasında G.C.'nin ilacı aldığı yazılı olup imzasının olduğu ve tanığın ilaçları almadığını beyan ettiği, bu reçetelerle ilgili uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu, reçete sahibi hastaların beyanları, bilirkişilerden alınan raporlar göz önüne alındığında reçete sahibi olan K.U., F.U.'nun oğullarının M.U. olduğu, ayrıca S.A. ve K.E.'nin yine M.U.'nun akrabası olup ilaçları M.U. vasıtasıyla aldıklarını beyan ettikleri, bu hastalar yönünden uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile cezai işlemin 33.941,92.TL olarak uygulanmasına, fazlaya dair cezanın iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ilamıyla; davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddiyle, davacı ve çalışanlarının Protokol hükümlerine aykırı hareket ettiğinin kabulü gerektiği, tanık S.A.'nın ve K.E.'nin ifadeleri dikkate alındığında; bu kişilere ait reçeteler nedeniyle Kurumca ihdas edilen cezai şart yönünden davanın kabulünün hatalı olduğu, ayrıca reçete sahipleri S.A. ve G.C.'ye ait 11 adet reçete için davalı Kurumca sehven işlem yapılmış olduğu, bu işlemin iptali için Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/50 E. sayılı dosyasında görülen uyuşmazlığın giderimi talepli dava açıldığı, Mahkemece; bu dava dosyası dosya arasına alınarak, o dosya kapsamında varılan netice ve bulgular da nazar alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; karar, davalı yararına bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadın olan hastaların reçetelerinin erkek dava dışı erkek şahısca imzalanmasına müsaade edilmesinin dahi davacı ve çalışanlarının Protokol hükümlerine aykırı hareket ettiğini gösterdiği, tanık S.A. ve K.E.'nin ifadeleri doğrultusunda davalı tarafça davacı eczacı hakkında uygulanan yazılı uyarı ve para cezası işleminin hukuka uygun olduğu, işbu davada davacıya gönderilen cezai şart bildirim yazısında her ne kadar 44 reçeteden uygulanan toplam 261.527,9 TL borç tahakkuku belirtilmiş ise d, bu reçetelerden 11 reçeteden doğan alacağın Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/50 Esas sayılı dosyasında davacı eczacı tarafından dava konusu yapıldığı ve davanın reddine dair verilen kararın onanmakla kesinleştiği, 01.04.2016 tarihli Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün, davaya konu eylemlerle ilgili (5.3.2) maddesi hükmü doğrultusunda yapılan hesaplamada; davalının bakiye kalan 33 reçeteden doğan 29.812,31 TL reçete bedeli, 59.624,62 TL cezai şart, 8.956,10 TL yasal faiz olmak üzere 98.393,03 TL alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile yazılı uyarı ve para cezası işleminde davacı hakkında uygulanan toplam 261.527,90 TL borcun 163.134,87 TL'lik kısmının iptali ile davacının bu miktar kadar davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; hak sahipleri ile ilaçları teslim alan M.U. arasındaki akrabalık ilişkisi dikkate alındığında, M.U. tarafından düzenlettirilen reçetelerin yine M.U. tarafından hastalar adına alındığının görüleceğini, müvekkili eczacının sahtelikle bir ilgisi olmadığını, bu nedenle Protokolün (5.3.2.) maddesi gereğince yaptırım uygulanamayacağını, konu ile ilgili Protokol hükmünün (5.3.10.) madde olup eczacı ve çalışanlarının bir kastı bulunmadığından bu madde uyarınca da ceza düzenlenemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; uygulanan cezanın tümünün yerinde olduğunu, iptal edilen 11 adet reçete ile ilgili davanın konusuz kaldığını, bu nedenle yeniden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2012 yılı Protokolünün (5.3.2.) maddesi gereğince davacı aleyhine düzenlenen cezai şartın tahsili yönündeki işlemin haksızlığın tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönler ile bozmanın kapsamı dışında kalan hususların incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.