Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1505 E. 2025/5551 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1505
Karar No
2025/5551
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/896 E., 2022/1534 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davalı ...'in Şanlıurfa, ... 2679 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen sitenin müteahhidi olduğunu, inşaatın devam ettiğini, müvekkili ... ile davalı müteahhit arasında ... 1.Noterliğinin 08190 sayılı 11.04.2005 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle .. bloktan 1 adet dairenin 58.200,00 TL bedelle satılacağı konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin satış bedelini ödediğini, dairenin daha sonra kura ile belirleneceğinin kararlaştırıldığını, yine aynı noterde ... yevmiye nolu 25.08.2005 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle ... bloktan bir adet dairenin 122.500,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıklarını, bu bedelin de müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili ... ile davalı müteahhit arasında Şanlıurfa 1.Notreliğinin ... yevmiye ve 26.04.2005 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle C bloktan bir adet dairenin 60.050,00 TL bedel karşılığında satılacağı konusunda anlaşıldığını, bedelin müvekkili tarafından ödendiğini, neticede 3 adet taşınmaz bedelinin makbuz karşılığında davalı müteahhide ödendiğini ancak müteahhidin üzerine düşen devir borcunu yerine getirmeyeceğine dair ciddi şüpheler oluştuğunu, ileride hak kaybına uğramamak için bu davayı açtıklarını ileri sürerek 2679 parsel sayılı taşınmazda yapımı devam eden dairelerin müvekkiller adına tesciline olmazsa müvekkillerinin payına karşılık gelen arsa payının müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 30.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle taşınmazların dava sırasında el değiştirdiğini belirterek 218.651,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı ... vekili, taraflar arasında yapı ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, davacıların ödeme planına uymadığını ve müvekkiline hiçbir ödeme yapmadıklarını, peşinat, taksit ve ara ödemelerinin ödeme planında öngörüldüğü şekilde ve ... İnşaat hesabına yatırılarak banka dekontunun yetkili muhasebe elamanına onaylatılması suretiyle yapılması gerektiğini farklı ödeme şekillerinin kabul edilmeyeceğinin belirtildiğini, farklı yapılan ödemelerin geçersiz olduğunu, davacının sözleşmeyle bağlı olduğunu, bu güne kadar banka yoluyla yaptıkları ödemenin bulunmadığını, bu nedenle davacıların tapu iptal tescil talep edemeyeceğini, davacının sözlü olarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu başka bir meseleden kaynaklanan uyuşmazlık bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer davalılar yönünden husumetten reddine dair 10.12.2015 tarihli kararın, Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarihli ilamıyla, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ve dosya temyiz incelemesine konu kararı veren tüketici mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava açıldığı tarih itibariyle işin vaad edilen bitim tarihi (15.12.2007) henüz gelmemiş ise de; yapılan keşifte henüz inşaatın tamamlanmadığı ve yargılama aşamasında taşınmazların dava dışı kişilere satışının yapıldığı anlaşıldığından davacıların davayı açmakta yararlarının bulunduğunun kabul edildiği, sözleşmenin yerine getirilmemesi durumunda davacının ödediği paranın denkleştirilerek ulaştığı değerini isteyebileceği gibi taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelini de isteme hakkının olduğunu, davacının denkleştirici bedeli talep edildiği kanaatiyle 05.05.2014 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, dosyaya sunulan ödeme makbuzlarından 2 00... nolu makbuzlarda davalının imzanın bulunmadığı diğer 38 adet makbuzun ise davalı ... ve onun adına para tahsiline yetkili olan ...'ye ait olduğu, bu haliyle taşınmaz vaadi sözleşmesinde alıcı olan davacının edimini tam olarak yerine getirdiğini ispat edemediği, listede yer alan ve imzaların bulunduğu belgelerde yer alan toplam 191.550,00 TL'lik tutarın dava tarihine kadar olarak güncelenmiş değerinin 218.651,19 TL olarak belirlendiği, diğer davalılar ..., ..., ........ ve ... ... yönünden ise taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafı bulunmamaları, arsa maliki olmaları ve tapu tesciline ilişkin halefiyet içeren bir hüküm tesis edilmemiş olması sebebiyle pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ..., ..., ... ve .. yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne 218.651,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, ibraz edilen ödeme belgelerindeki toplam değerden davacının kendi edimini yerine getirmediğinin anlaşıldığını, müvekkiline ait olmayan imzaları içeren makbuzları kabul etmediklerini, bu nedenle tapu iptal tescil talep edemeyeceğini davacının davanın başında terditli dava açmadığını, ödenen paraların dava konusu dairelere ilişkin olmayıp müvekkili ile davacı arasındaki başka bir alış verişe konu olan ödemeler olduğunu, ... ... davada taraf olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle sözleşmeden dönerek ödenen paranın denkleştirici adalet ilkesine göre güncel değerinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, ... .... dava dilekçesinde davacı olarak gösterilmiş olmasına, dava sırasında satış vaadine konu edilen taşınmazların dava dışı üçüncü kişiye devredilmiş olması nedeniyle başlangıçta tapu iptal tescil olarak açılan davanın alacak davasına dönüştüğünün anlaşılmasına , davalının paraların başka bir hukuki sebeple verildiği yönündeki savunmasını ispat edememiş olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1505, K. 2025/5551, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1505-e-2025-5551-k-e0b597194c21