Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1506 E. 2025/5234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1506
Karar No
2025/5234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/605 E., 2024/1339 K. DAVA TARİHİ : 01.07.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/249 E., 2021/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının .... ilçesi Süt Üreticileri Birliğinin 20.09.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, yönetim kurulu başkanlığına seçildiğini, yönetim kurulu adına birliği temsil ve ilzama yetkilendirildiğini, birlik bünyesinde ... İlçesi Süt Üreticileri Birliği İktisadi İşletmesi adıyla bir ticari işletme kurulmasına ve bu işletmenin de yönetim kurulu adına temsil ve ilzamına münferit imza ile yetkilendirildiğini, hakkında yürütülen bir soruşturma nedeniyle davacının 01.05.2009 tarihinde tutuklandığını, bu sırada kendisine haber verilmeden yokluğunda üyelerin toplandığını, birlik başkanı seçilmesine karar verildiğini 03.09.2009 tarihinde tahliye olunca öğrendiğini, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz ettiğini, itirazının kabul edilmediğini ileri sürerek; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olarak alınan 03.09.2009 tarihli ve 25 kayıt sıra numaralı yönetim kurulu kararı ile işbu karar neticesinde yapılan 12.09.2009 tarihli genel kurulda kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak alınan kararların, kesin hükümsüzlükle malul olduklarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın yasal süre geçtikten sonra açıldığını, davacının genel kurula katılarak, divan başkanlığı yaptığını, kendisinin yönetim kuruluna aday gösterilmeyeceğini anlaması üzerine genel kurulu terk ettiğini, genel kurulun hükümet komiseri nezaretinde gerçekleştiğini, hiçbir hukuka, yasaya ve ahlaka aykırı bir eylem ve davranışın söz konusu olmadığını, davacının artık birlik üyesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiasının uygun araçlarla kendisinin toplantılardan haberdar edilmediği olduğu, bir an için iddianın doğru olduğu kabul edilse dahi kesin hükümsüzlük halinin değil ancak iptal edilebilirlik sonucuna gidilebileceği, kesin hükümsüzlükle genel kurul kararının butlanını gerektirecek şekilde emredici hukuk kurallarına, genel ahlaka, kişilik haklarına bir aykırılığın da söz konusu olmadığı, talebin iptal edilebilirlik olduğu, genel kurul kararlarının iptali için yasada öngörülen 1 ay ve her halükarda 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı gerekçesiyle; davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, davacının dava konusu genel kurula katıldığı ancak daha sonra toplantıyı terk ettiği, toplantıda dava konusu olan kararların alındığı, ancak söz konusu genel kurul toplantısı ve alınan kararların 12.09.2009 tarihli olmasına rağmen eldeki davanın 30.06.2020 tarihinde açıldığı, karar tarihi ile dava tarihi arasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun genel kurul kararının iptaline ilişkin 83. maddesinde belirtilen sürenin geçtiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yönetim kurulu kararı ve buna istinaden yapılan genel kurul kararının kanunun emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, bunun tespiti için herhangi bir hak düşürücü süre bulunmadığını, müvekkilin tutukluluğunu fırsat bilerek işlemlerin yapılmış olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... İlçesi Süt Üreticileri Birliğinin 03.09.2009 tarihli yönetim kurulu kararıyla; 12.09.2009 tarihli genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlükle malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde, ... İlçesi Süt Üreticileri Birliği Tüzüğü'nün 14. maddesinde, genel kurul toplantı ilanının "mahalli gazetede yapılacak ilan ile" yapılacağı, 21. maddesinde; "Bu tüzükte hüküm bulunmayan durumlarda 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu ile konuya ilişkin genel hükümler uygulanır" hükmünün bulunduğu, Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu'nun 20. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümler ile 6.10.1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." şeklinde belirtildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun genel kurul kararının iptaline ilişkin 83. maddesinde "Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz. Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır." hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; genel kurul kararına ilişkin kesin hükümsüzlük hallerinin bulunmadığı, iptal edilebilirlik koşulları bakımınddan ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun genel kurul kararının iptaline ilişkin 83. maddesinde belirtilen sürenin geçtiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1506, K. 2025/5234, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1506-e-2025-5234-k-d0a4d3ab4735