Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1243 E. 2025/6483 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1243
- Karar No
- 2025/6483
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2001 E., 2024/2132 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/4 E., 2024/173 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı tarafından müvekkiline 270.000,00 TL ödünç para verildiğini, bunun karşılığında teminat olarak müvekkilinin yetkilisi olduğu .... Cafe Ltd.Şti. adına kayıtlı bulunan Kayseri ili .... ilçesi 54 42... parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 nolu bağımsız bölümü davalının o dönemde FETÖ soruşturması geçiriyor olması nedeniyle davalının talimatı üzerine onun çalışanı olan dava dışı ...’nun eşi....’ya devrettiğini, bunun dışında davalının İzmir ili .... ilçesi .... mah. .... sayılı parsel sayılı taşınmazı icra dosyasından müvekkili danışmanlığıyla aldığını ve müvekkilinin danışmanlık bedeline karşılık teminat olarak bu taşınmazın %1 hissesinin müvekkili adına tescil edildiğini kalan hissenin davalı adına olduğunu, müvekkilinin davalıdan aldığı 270.000,00 TL’nin danışmanlık ücreti olarak kararlaştırıldığını, davalının 19.09.2019 tarihli taahhütname ile müvekkilinin teminat olarak verdiği taşınmazın müvekkiline geri verileceğini taahhüt ettiğini, taahhütnamede müvekkiline verilen %1'lik taşınmaz hissesinin de davalıya devredileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin aldığı ödünç paranın kendisine verilmesi gereken danışmanlık ücreti olarak kabul edilmesiyle birlikte teminatı olan taşınmazın müvekkiline devri gerekirken davalının buna yanaşmadığı gibi danışmanlık ücretinin teminatı olarak verilen %1'lik taşınmaz hissesini talep etmeyerek bu taşınmazla ilgili olarak müvekkiline karşı ortaklığın giderilmesi davası açtığını, davalının daha fazla kazanç sağlamak amacında olduğunu zira davalının %1'lik hisse için ödediği bedelin 92.750,00 TL olduğunu oysa davalının devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazın değerinin 1.500.000,00 TL- 2.000.000,00 TL arasında olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranarak haksız kazanç sağladığını, bunun üzerine müvekkilinin kendisine devredilmeyeceği anlaşılan taşınmazının rayiç değeri üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını ( Kayseri Genel İD 2022/56051) takibin davanın itirazı üzerine durduğunu, ileri sürerek itirazın iptaline alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde yetkilisi olduğu .... Cafe Ltd.Şti’ye rayiç bedeli takip konusu yapılan taşınmazın davacıya değil davacının yetkilisi olduğu ..... Cafe Ltd. Şti’ye ait olduğunu, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, yine söz konusu taşınmazın dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı olduğunun belirtildiğini bu nedenle müvekkilinin de davada pasif husumetinin bulunmadığını, müvekkilinin satın aldığı izmirde bulunan taşınmaz için 270.000,00 TL danışmanlık ücretinin olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, 19.09.2019 tarihli belgenin aslının sunulması gerektiğini, sunulduğunda imza ve yazı hakkında beyanda bulunabileceklerini, söz konusu belgede izmirdeki taşınmazın %1 hissesinin müvekkile devredilmesi karşılığında müvekkilinin .... gönderdiği borçların silineceğinin belirtildiğini ancak devrin gerçekleşmediğini, müvekkilinin hisseyi ortaklığın giderilmesi davası ile ve yaptığı ödemeler karşılığında aldığını, savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli davanın reddine kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair verdiği ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli kararıyla davacıya yemin delilinin hatırlatılması gerektiği ve kötüniyet ispat edilemediğinden tazminata karar verilmemesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmasından sonra İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılamanın sonucunda yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın Kayseri İli, ... İlçesi .... Mahallesi, .... Ada, 2 Parselde kayıtlı bulunan 4.kat, 10 nolu taşınmazın devrinin yapılmaması nedeni ile bedelinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususu olduğu, bu hususta delil olarak dayanılan 19/09/2019 tarihli adi yazılı belgenin taşınmaz devir vaadi niteliğinde olmadığı, zira taşınmazlar özel sicile kayıtlı olup devir ve temlikinin resmi yazılı şekle tabi olduğu, bu hali ile tek başına anılan belgenin taşınmazın devrini gerektirmediği, kaldı ki taşınmaz dava dışı....'ya ait olmakla davalının bu taşınmaz üzerinde herhangi bir hak ve tasarrufunun bulunmadığı, buna karşın davacının bir kısım iddiaları davalı tarafça da ikrar olunduğundan aralarındaki sözleşmenin konusunu oluşturan İzmir ili, .... ilçesi, .... Mah. ... parsel sayılı taşınmaza ait bilgi ve belgelerin getirtildiği, dosya içerisine alınan bilgi ve belgeler itibari ile anılan taşınmaz üzerinde davalı ve davacı paylı mülkiyet sahibi iken ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, davanın kabul edilmesi ile dosyanın satış memurluğuna gönderildiği, buna göre itirazın iptaline konu takip dosyası ile Kayseri İli, ... İlçesi .... Mahallesi, .... Ada, 2 Parselde kayıtlı bulunan 4.kat, 10 nolu taşınmazın bedeli istenmesine karşın önşart olan İzmir ili, .... ilçesi, .... Mah. 1590 parsel sayılı taşınmazdaki %1 lik hissenin davacı tarafından davalıya devredilmediği, açıklanan nedenlerle davalı tarafından yapılan itirazın yerinde olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde ayrıca yemin deliline dayanması hususu nazara alınarak davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, ancak davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının alacağını yeterli ve kesin delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, 19.09.2019 tarihli sözleşmede %1 hisse devrinin önşart değil, karşı edim olduğunu, Mahkemenin bu durumu göz ardı ederek, davalı tarafın kendi edemini yerine getirip getirmediği ve %"lik hissenin devri için davacının temerrüte düşüp düşmediği yönünden herhangi bir inceleme ve araştırma yapmaksızın, %1 lik hisse devrini "önşart" olarak nitelendirerek önşartın gerçekleşmemesi nedeniyle davayı reddettiğini, sözleşmede %1 lik hissenin devri için bir vade öngörülmediğini müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davalının hissenin devrini istemek yerine kendisinin kalan hisselerin sahibi olduğu taşınmazla ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açmasının hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini, hisse devrinin ön şart olarak kabul edilmesi halinde de davalının kötüniyetle şartın gerçekleşmesini engellemesi nedeniyle TBK m.175 uyarınca koşulun gerçekleşmiş sayılması gerektiğini, neticede davalının sebepsiz olarak zenginleşmiş bulunduğunu, 19.09.2019 tarihli belge, davalı tanığının beyanları ve diğer dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın ispatlanmış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptale istemine ilişkindir. Bilindiği üzere sıfat (husumet), dava konusu kılınan subjektif hakla davanın tarafları arasındaki hukuki ilişkiyi ifade eder. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi ve yükümlü konumunda olması onların davada sıfatlarının olduğunu gösterir. Uygulamada davacının sıfatı, atkif sıfat; davalının sıfatı pasit sıfat olarak belirtilmektedir. Sıfat yokluğu, maddi hukuk anlamında bir itiraz teşkil ettiğinden, dosyanın içeriğinden tarafların maddi hukuk anlamında sıfatının olmadığı anlaşılıyorsa hakim bu hususu resen nazara alarak karar verir. Dosya içeriğinden anlaşılmıyorsa ancak taraflarca ileri sürülmesi halinde araştırılabilir ve iddia ve savunmanın değiştirilmesi ile genişletilmesi yasağına tabi olur. Dosya kapsamından somut olayda, teminat olarak verildiği iddiasıyla ve aralarındaki sözleşme gereği iade edilmesi gerekirken edilmediği belirtilerek rayiç değeri kadar alacak talebinde bulunulan dava konusu Kayseri ili .... ilçesi 54 42... parsel sayılı taşınmazda kaim 10 numaralı bağımsız bölümün, davacıdan davalıya değil, dava dışı .... Cafe Ltd. Şti.'den yine dava dışı ....ya devredildiği, 19.09.2019 tarihli adi yazılı sözleşmede davacıya ait 1590 parsel sayılı taşınmazın %1 hissesinin davalıya devredilmesiyle..... adına kayıtlı 10 numaralı bağımsız bölümün davacıya devredileceği kararlaştırılmış ise de taşınmaz devrine ilişkin sözleşmelerin resmi yazılı şekil şartına tabi olması nedeniyle şekle uygun olmadığından geçersiz olan sözleşmenin taşınmaz devrine ilişkin bir nisbi hak doğurmadığı anlaşılmıştır. Buna göre teminat olarak taşınmazını devreden kişi davacı değil, dava dışı .... Cafe Ltd. Şti olup inançlı işlem kapsamında taşınmazın iade edilmemesinden kaynaklanan alacak talebinde davacının aktif sıfatının olmadığı açıktır. Şu halde Mahkemece davanın davacının sıfatının olmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerekçesinin ve gerekçeye bağlı olarak husumetten red kararlarında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden hükmün vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde değiştirilmesine ve hüküm sonucunun 4 numaralı bendinin metinden çıkartılıp yerine "Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.