Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1080 E. 2025/5825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1080
- Karar No
- 2025/5825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2843 E., 2023/1205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yatağan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/253 E., 2022/430 K.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; mermer imalatı işi ile iştigal eden müvekkili şirketin, dava dışı ....'ye ait 681 08... .11.2008 tarihli işletme sahasını, ..... Noterliğinin 01.01.2008 tarihli ve ... yevmiye nolu rödovans sözleşmesi ile kiraladığını, komşu işyeri sahibi olan davalı tarafça haksız ve izinsiz olarak müvekkilinin işletme sahasına girilerek pasa döküldüğünün tespit edildiğini, yapılan uyarıların ise sonuçsuz kaldığını, söz konusu hafriyat nedeniyle çalışmasının engellendiğini, akabinde kiralanan alana müdahalenin artırılarak davalı tarafça maden çıkarma faaliyetine başlandığını ileri sürerek; müvekkilinin işletme sahasında gerçekleştirilen maden çıkarma faaliyetinin durdurulmasına, pasanın kaldırılmasına, davalı tarafından kaldırılmadığı takdirde kaldırma maliyetinin belirlenmesine ve bu bedelin tespit tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.10.2017 tarihli dilekçesi ile mevcut pasanın kaldırılmış olduğundan bahisle talebini müdahalenin önlenmesi ve uğranılan zararın tazmini olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili; davacı ile dava dışı ... arasında.... Noterliğinde düzenlenen 24.03.2005 tarihli rödovans sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmenin ise ... tarafından .... Noterliğinin 07.04.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih bildirimiyle sona erdiğini, 25.12.2014 tarihinde ise 10.11.2008 tarihli ve .... ruhsat numaralı dava konusu sahayı devir alarak kendi adına ruhsatlandırdığını, bu tarihten itibaren sahanın tek sahibinin müvekkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.İhbar olunan ...; davacının sahadaki en son faaliyetinin 2012 yılında olduğunu, 451,16 m³ üretim yapıp sattığını, sözleşmede ise 3.500 m³ yıllık üretimin taahhüt edildiğini, sözleşmenin (8.) maddesine göre 2 ay sahada çalışılmaması halinde sözleşmenin münfesih olacağının düzenlendiğini, bu nedenle 07.04.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmesi feshettiğini ve maden ruhsatını davalıya devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı tarafça dava konusu işletme sahasına davalı tarafça döküldüğü iddia edilen pasanın kaldırılması, kaldırılmadığı takdirde maliyetinin belirlenerek tespit tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de; davacı ile ihbar olunan arasında akdedilen rödovans sözleşmesinin feshi neticesinde dava konusu sahanın 25.12.2014 tarihinden itibaren davalı tarafça devralındığı, ayrıca yapılan keşif sırasında dava konusu işletme sahasında pasanın bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasında yapılan devrin Bakanlık onayından geçmediği, bu şekilde usule uygun bir devrin gerçekleşmediği, bu nedenle de davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu işletme sahasında müvekkil şirket lehine noter onaylı ve ruhsat süresince geçerli rödevans sözleşmesi bulunmasına rağmen davalı tarafça haksız müdahalelerle girişin engellemek suretiyle sahaya el konulduğunu, tek taraflı sözleşmenin feshinin geçersiz olup faaliyetinin haksız olarak engellenmesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rödovans sözleşmesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (6100 sayılı Kanun) Kanununun 4/1-a maddesinde; sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, davalı şirketin devir suretiyle taraf olduğunu ileri sürdüğü 24.03.2005 tarihli rödovans sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, rödovans sözleşmeleri ile kurulan hukuki ilişki ürün kısası niteliğinde kabul edildiğinden burada 6100 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 25.11.2015 tarihinde açıldığına göre, görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle 6100 sayılı Kanunun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına usulden BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.