Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1001 E. 2025/5050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1001
Karar No
2025/5050
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/326 E., 2024/291 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalılardan .. .. İnşaat A.Ş. (.. İnşaat) ile arasında düzenlenen 20.11.2007 tarihli adi yazılı satış sözleşmesiyle daire satın aldığını, ancak davalının sözleşme gereğince daireyi süresinde teslim edemediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile ödenen 243.713,00 TL'nin davalı .. İnşaat'tan tahsiline, diğer davalılar yönünden, hangisinin ne miktar senedi tahsil ettiği bilinmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca şimdilik 3.653,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla her bir davalıdan ayrı ayrı tahsiline, sözleşme gereği verilen bonoların (20.11.20 07... .316,00 TL, 5.5.20 10... .656,00 TL, 5.8.20 10... .656,00 TL, 5.9.20 10... .656,00 TL, 5.10.20 10... .656,00 TL, 5.2.2008 - 5.6.2011 tarihleri arasındaki her biri 3.653,00 TL bedellinde) geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .. İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Factoring Hiz. A.Ş. vekili; davacı tarafından bir kısım senetler nedeniyle ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödeme yapıldığını, kambiyo senedi olması sebebiyle alacağın sebepten mücerret olduğunu, ayrıca alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı .. Finans Factoring vekili; dava konusu alacağın belirlenebilir olması sebebiyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin iyi niyetli olarak alacağı temlik aldığını, bonoların geçersiz olduğunu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın esastan reddini istemiştir. 4.Davalı .. vekili; davacı tarafından bir kısım senetlerin ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödendiğini, emre yazılı senetlerin soyut borç ikrarı niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 5.Davalı ... Factoring vekili; müvekkili şirketin bonoların meşru ve iyi niyetli hamili olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, emre yazılı senedin temel borç anlaşmasının geçersizliğine neden olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.01.2014 tarihli kararıyla; davalı tarafın itirazları yönünden davacı tarafından önceki açılmış davadaki taleplerin farklı senetlere ilişkin olması nedeni ile reddine; diğer davalılar açısından davanın husumetten reddine; davalı .. İnşaat yönünden davanın kabulü ile, taraflar arasında imzalanmış olan 20.11.2007 tarihli sözleşmenin feshine ve davacı tarafından bu davalıya ödenmiş olan 243.413,00TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 18.03.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal avans faizi ile birlikte tahsiline, davacının feshedilmiş sözleşme nedeni ile imzalayarak davalıya vermiş olduğu 05.07.2011 - 05/08/2011 - 05/09/2011 - 05/10/2011 - 05/11/2011 - 05/12/2011 - 05/01/2012 - 05/02/2012 - 05/03/2012 - 05/04/2012 - 05/05/2012 - 05/06/2012 - 05/07/2012 - 05/08/2012 - 05/09/2012- 05/10/2012 - 05/11/2012 - 05/12/2012 - 05/01/2013 vadeli her biri 3.653,00TL bedelli senetlerin iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 29.01.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 25.02.2016 tarihli ilamla; mahkemece davacının dava dilekçesinde hükümsüzlüğünü isteyip tek tek belirttiği bonolardan başka bonolar hakkında hüküm kurulduğu gerekçesiyle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 22.02.2017 tarihli kararıyla; davalı Bayramoğlu vekilinin görev itirazının taraflar arasındaki ihtilafın dava tarihindeki yürürlükte olan 4077 sayılı Yasa kapsamında bulunması nedeniyle reddine, davalının derdestlik itirazının ise mahkememizin 2013/376 esasla açılmış olan davasındaki taleplerin farklı olması nedeniyle reddine; davalılar .. Finans, .. Faktoring, .. Haber ve .. Yayıncılık A.Ş., .. İnşaat Ltd. Şti. ve .. Faktoring A.Ş. yönünden davacıyla bu davalılar arasında yapılmış herhangi bir sözleşme olmadığı senetlerin ciro yoluyla bu davalılara geçtiği anlaşıldığından bu davalılar yönünden husumetten reddine; diğer davalı .. İnşaat yönünden kabulü ile taraflar arasında yapılmış olan 20.11.2007 tarihli sözleşmenin feshine, davacının ödediği 243.413,00 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 18.03.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle bu davalıdan tahsiline, davacının feshedilen bu sözleşme nedeniyle imzalayarak davalıya vermiş olduğu 20.11.2007 tarihli 31.316,00 TL'lik, 05.05.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.08.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.09.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.10.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik senet ile 05.02.2008 tarihi ile 05.06.2011 tarihleri arasında verilmiş olan her biri 3.653,00 TL'lik olan senetlerinde iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairece verilen 05.02.2020 tarihli ilamla; Mahkemece davalı .. İnşaat yönünden davanın kabulü ile taraflar arasında yapılmış olan 20.11.2007 tarihli sözleşmenin feshine, davacının davalıya ödediği 243.413,00 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 18.03.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle bu davalıdan tahsiline, davacının feshedilen bu sözleşme nedeniyle imzalayarak davalıya vermiş olduğu 20.11.2007 tarihli 31.316,00 TL'lik, 05.05.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.08.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.09.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.10.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik senet ile 05.02.2008 tarihi ile 05.06.2011 tarihleri arasında verilmiş olan her biri 3.653,00 TL'lik olan senetlerinde iptaline karar verildiği fakat davacının fazlaya ilişkin talebi olan 300.00,00 TL hakkında bir hüküm kurulmadığı ve buna ilişkin açıklama yapılmadığı gerekçesiyle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalıya dava tarihine kadar 243.713,00 TL ödendiği, sözleşme bedelinden kalan kısmın ödenmediği, davacının iradesinin sözleşmenin feshi yönünde olduğu, bu nedenle davanın .. İnşaat yönünden kabulü ile taraflar arasında yapılmış olan 20.11.2007 tarihli sözleşmenin feshine, davacının davalıya ödediği 243.713,00 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 18.03.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle bu davalıdan tahsiline, davacının feshedilen bu sözleşme nedeniyle imzalayarak davalıya vermiş olduğu 20.11.2007 tarihli 31.316,00 TL'lik, 05.05.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.08.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.09.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik, 05.10.2010 tarihli 15.656,00 TL'lik senet ile 05.02.2008 tarihi ile 05.06.2011 tarihleri arasında verilmiş olan her biri 3.653,00 TL'lik senetlerin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; her ne kadar davalılar hakkında husumet red kararı verilmiş ise de ciro edilen senetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taksitle satış ile imzalanan adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin feshi, ödenen bedellerin iadesi ile verilen senetlerin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. 1.Dava tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 06.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 6/A maddesi, "taksitli satışlarda sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödenmesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde kambiyo senedi geçersizdir." düzenlemesini getirmiştir. Bilindiği gibi emre yazılı senetler TTK 559, 560, 743 maddelerinde yazılı esaslar dahilinde devredilebilir. Buna karşılık nama yazılı senetlerin, zilyedliğin devri yanında alacağın temliki sonuçları doğuracak şekilde devredilmesi gerekir. Nama yazılı senette hak sahibi olmayan bir kimseden iyiniyetle devir alındığı gerekçesiyle iktisap mümkün değildir. 2.Somut olayda; dava konusu senetlerin taksitli konut satışına ilişkin olarak 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Yasanın 6/A maddesinin yürürlüğe girdiği 14.06.2003 tarihinden sonra düzenlendiği, Yasanın bu amir hükmüne göre dava konusu senetlerin her bir taksit için ayrı ayrı nama yazılı olarak düzenlenmesi gerekirken emre müharrer olarak düzenlendiğinden geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, Mahkemece ciro yoluyla hamil olan davalılar yönünden işin esasına girerek bahsedilen ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken davanın davalılar .. Finans, .. Faktoring, .. Haber ve .. Yayıncılık A.Ş., .. İnşaat Ltd Şti. ve .. Faktoring A.Ş. yönünden husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1001, K. 2025/5050, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1001-e-2025-5050-k-cba295f14fd1