Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4182 E. 2025/3412 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4182
- Karar No
- 2025/3412
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1709 E., 2024/1156 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2022/148 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ...-1, 63609 Ada, 8 Parselde bulunan taşınmazda 1.460 metrekare pay sahibi olan davalının %50 hissesinin 547.500,00 TL karşılığında davacıya devri hususunda tarafların anlaştığını, 31.03.2019 tarihinde “Ortaklık ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeyi imzaladıklarını, buna göre davalıya 547.500,00 TL ödendiği halde tapuda devrin sağlanmadığını, davalının dava konusu hisseyi 18.09.2019 tarihinde dava dışı eşine devrettiğinin anlaşıldığını, 07.09.2020 tarihli ihtar ile sözleşmenin ifası talep edildiği halde edim ifa edilmediği gibi ödemelerin de iade edilmediğini, aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu ve bu nedenle arabuluculuğun dava şartı olduğunu, resmi şekilde düzenlenmeyen sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmedeki gayenin davanın taraflarının taşınmazın tamamına malik olmak olduğunu, ancak davaya konu taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmış ise de ihalenin yapılmadığını, eş söyleyişle davalının yükümlülüğünü yerine getirmesi bakımından ön şartın gerçekleşmediğini, buna rağmen borca karşılık olmak üzere dava dışı şirket adına kayıtlı olan taşınmazın davacının şirketi adına devredilerek alacak borç ilişkisi sonlandırıldığı halde haksız olarak takip başlatıldığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 31.03.2019 tarihinde ortaklık ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin imzalandığı, ilgili taşınmazın %50 hissesinin karşılığı olan 547.500,00 TL'nin ... Plastik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına davacı tarafından davalıya ödendiği halde, davalı tarafça taşınmazın %50 hissesinin devredilmeyip 18.09.2019 tarihinde dava dışı eşe devredildiği, davalı sözleşmeye konu edimini yerine getirmediğinden davacı aleyhine 627.150,00 TL zenginleşmesi nedeniyle davalı tarafından davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, hükümde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerin başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; icra inkar tazminatına hükmedilmesi bakımından tüm şartların oluştuğunu belirterek, bu yönden kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; tanıkların dinlenilmediğini, davacıya devredilen taşınmazın bedelinin tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca davalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Davaya konu tapulu taşınmazın satışına dair yapılan adi yazılı sözleşme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca, resmi şekilde yapılmadığından hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. 6098 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davaya konu geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca ödenilen satış bedelinin tarafların kabulünde olduğu, davalı tarafın savunmasını ispat edemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi uyarınca; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Bunun için alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte olup, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda; davacıya ödenmesi gereken alacak belirli olduğuna göre İlk Derece Mahkemesince davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talebin reddi yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “2 Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,” ibaresi çıkartılarak yerine “ 2 Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 109.500,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.