Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2920 E. 2025/3227 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2920
Karar No
2025/3227
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/23 E., 2023/11 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından hastanede yapılan denetimde Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. ... medula kaydı 28.07.2011 tarihinde açılmasına rağmen protokol defterlerinde 18.07.2011-28.07.2011 tarihleri arasında kaşesi bulunduğu gerekçesiyle davalıya fatura edilen 89.336,28 TL'nin tahsiline ve 446.681,40 TL cezai şart uygulanmasına karar verildiğini, adı geçen doktorun hastanede 21.07.2011 tarihinde işe başladığının aynı gün davalıya, ... ve İlçe Sağlık Müdürlüğüne bildirilmesine rağmen medula kaydının süresinde açılmadığını, fatura edilen tüm hastalara gerekli sağlık hizmetlerinin sunulduğunu, ... 21-28.07.2011 tarihleri arasında SGK'lı olmayan hastalara baktığını, diğer hekimlere, hekimlerin denetim ve gözetimi altında yardımcı olduğunu ancak tıbbi sekreterin tüm hastalara sehven Dr....'nın kaşesini bastığını ileri sürerek; cezai şart işleminin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve tahsil edilen 536.017,68 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle istirdadını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müfettişler tarafından yürütülen soruşturma neticesinde Dr. ...'nın medula sistemine kaydı yapılmaksızın çalıştığı döneme ilişkin düzenlenen 48.447,95 TL fatura bedelinin 2012 yılı Özel Sağlık Hizmeti Sunucuları Sözleşmesinin (10.2.) maddesi gereğince tahsil edilmesine ve aynı sözleşmenin (11.1.16) maddesi gereğince bu fatura bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanmasına karar verildiğini, soruşturma raporuna dayalı başkaca cezai şart işlemleri de bulunduğunu, yapılan işlemlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07/03/2017 tarihli kararıyla; bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, davacı aleyhine uygulanan mahsup ve cezai şart işleminin iptaline, mahsup ve cezai şart işlemi dolayısıyla davacıdan tahsil edilen 299.852,72 TL'nin 07.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli kararıyla; davaya konu edilen işlemi taraflar arasındaki sözleşme ve toplanan delillere göre yerinde olmadığı, faizin başlangıcı yönünde davacının talebi dava tarihi olmasına rağmen kurulan hükümde kesinti tarihinin esas alınmasının doğru olmadığı ancak davalının bu hususu istinaf nedeni olarak göstermemesi nedeniyle eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairenin 19.11.2020 tarihli ilamıyla; davalı kuruma davacı tarafından verilen işe giriş bildirgesinin sosyal sigorta işlemlerine ilişkin olduğu, çalışma belgesinin ise, özel hastanede hekim çalıştırılabilmesi için, Sağlık Bakanlığı ilgili birimleri tarafından verildiği, işe giriş bildirgesinin verilmesiyle, çalışma belgesinin düzenlenmesi arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Mahkemece davacı tarafından protokol defterine Dr....'nın kaşesinin sehven basıldığı iddia edildiğinden, Kurum tarafından yapılan inceleme öncesinde bu hatalı işlemin düzeltilmesine ilişkin davacı tarafın herhangi bir işleminin bulunup bulunmadığı ve doktorun Medula kaydının 28.07.2011 tarihinde aktif hale gelmesinde, davalının kusuru olup olmadığının araştırılması suretiyle konusunda uzman farklı bir bilirkişi heyetinden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bozma kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda Pediatri Uzmanı Dr. ...'nın 21-22.07.2011 tarihlerinde hasta muayene ettiğine dair kaşe ve imzanın sehven olmadığı, kaşe üzerinde adı geçen doktorun imzasının bulunduğu, sehven olduğu beyan edilen kayda ilişkin davalı kuruma herhangi bir başvurunun yapılmadığı, medula ekran kaydının işe başlama tarihinde açılmamasında davalı kurumun herhangi bir kusuru olmadığı, davalı tarafından gerçekleştirilen cezai işlem ve buna bağlı mahsup işleminin kurum mevzuatına uygun olduğu gerkeçesiyle davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; uzman görüşü sunduklarını ve uzmanın duruşmada dinlenmesi taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, birçok hastanede başhekimlik ve öğretim görevliliği yapan ve aynı zamanda bilirkişi olan hocanın dinlenmemesinin hukuka aykırı ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, hükme esas raporların hatalı ve çelişkili olduğunu, hiçbir mevzuat hükmüne yer verilmediğini, şahsi görüş bildirdiklerini, raporda belgenin geç düzenlenmesinin sağlık müdürlüğünden kaynaklandığı tespit edilmesine rağmen davacının geç teslim ettiğinin belirtildiğini, çelişkinin giderilmesi için heyetten yeni rapor alınması gerektiğini, gecikmenin kamudaki gecikmeden kaynaklandığını, Medula kaydının kapalı olmasının doktorun hasta bakamayacağı anlamına gelmediğini, zaten medula kaydı açık olmayan dönemde adına SGK faturası düzenlenmediğini, doktorun kaşesinin hastaların evrakına tıbbi sekreterce özensizlik ve dikkatsizlik sonucu basıldığını, bu durumun SGK denetiminde tesadüfen fark edildiğini, davalıya bildirim yapılmasına imkan kalmadığını, SGK’lı tüm bebek hastalara kaynakları kullanılarak, yoğun bakım hizmeti sunulduğunu, hayatlarını kurtardığını, hizmetlerin yok sayılarak angarya yasağına aykırı şekilde bedelsiz hizmet alındığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, Dr. ...'nın kaşesinin üzerinde imza da bulunmakla kaşenin sehven basılmadığı, bu hususta davalıya düzeltme girişiminde bulunulmadığının davacının da kabulünde olduğu ve Medula kaydının geç açılmasında davalının kusuru bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcı ve eksik kalan temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2920, K. 2025/3227, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-2920-e-2025-3227-k-45d167acc3d2