Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2916 E. 2025/2510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2916
- Karar No
- 2025/2510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1483 E., 2024/905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/401 E., 2020/791 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı şirket arasında kule vinci kira sözleşmesi imzalanmış olup söz konusu vincin dava dışı şirket tarafından da davalıya kiraya verildiğini, davalının şantiyede işi kalmadığından bahisle iade etmek istemesi üzerine kule vinçte hasar ve zararın tespitine dair talepte bulunularak 11.08.2017 tarihinde keşif yapıldığını, bundan sonra vinç sökülerek tamir edilmesi amacıyla İstanbul'da bulunan şantiyeye getirildiğini, vincin çimentoya maruz bırakılarak hasarlandığını, davalının tedbir almadığını, özensiz ve hor kullanımı bulunduğunu, alt kiracı olan davalının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 322. maddesi uyarınca kiraya verene karşı sorumluluğu bulunduğunu, bundan ayrı aynı Kanun'un 49. maddesine göre de sorumlu olduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 60. maddesinin gözetilmesi gerektiğini, vincin yeniden çalışabilir hale gelmesi için bakım, onarım ve parça değişimi için 370.921,14 TL, tamir süresinin 3-3,5 ayı bulduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iki aylık kira bedeline karşılık aylık 15.000,00 TL'den 30.000,00 TL kira kaybı, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmede söküm ve nakliye masrafının da üstlenildiği halde bu bedelin de ödenmediğini, davalının müvekkili ile irtibata geçerek vincin demontaj ve nakliyesini de müvekkiline yaptırdığını ileri sürerek; 437.501,14 TL'nin tespit tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin dava dışı kiracı şirket ile aralarında proje bazlı anahtar teslim sözleşmeleri bulunduğunu, sözleşmelerde dava dışı kiracı şirketin yüklenici olarak bulunduğunu, iş sırasında belirtilen şirketin içinde bulunduğu ekonomik durumu nedeniyle borçlarını ödeyemez durumda olmasından dolayı 31.07.2017 tarihi itibariyle sözleşmeler feshedilerek işten el çektirildiğini, buna rağmen kiracı şirket tarafından kule vincin sökülerek fabrika binası dışına çıkarılmadığını, davacı şirket ile ise yazılı veya sözlü bir anlaşma, bundan ayrı dava dışı şirket ile de aralarında kira ilişkisi bulunmadığını, vincin de hiçbir şekilde kullanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça vincin dava dışı şirkete kiralandığı, kiracı tarafından inşaat sözleşmesi kapsamında davalı şirketin şantiyesine yerleştirildiği, bilahare inşaat sözleşmesi feshedildikten sonra vincin kaldırılmasının davacı şirketten talep edildiği, ancak kaldırılmayıp davalıya ait şantiye ve çimento fabrikası içinde kaldığı, davalıdan kaynaklanmayan sebeplerle bakımsız olarak şantiyede bırakılmasından dolayı hasar gördüğü, davalı tarafa yüklenecek herhangi bir kusur veya kusursuz sorumluk sebebi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; gerekçede kule vincin davalının çimento fabrikasında hasarlandığı ifadesine yer verildiğini, bunun davalının çalışma şart ve esaslarına aykırı hareket etmesinden, gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığını, çimentoya maruz kaldığını, zararın oluşması ve önlenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınmadığını, erken zamanda bilgi verilmediğini, bu hususun kararda tartışılmamasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, davanın genel hükümlere göre açıldığını, alt kiracı olarak da müvekkiline karşı sorumluluğu bulunduğunu, husumetten red kararı nedeni ile nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, eser sözleşmesinin içeriğinin ve taraflarının sorumluluk hallerinin tartışılmadığını, 3. kişiye verilen zarar nedeniyle eser sahibinin de sorumlu olduğunu, davalının ağır ihmali bulunduğunu, delillerin toplanmadığını, tanıkların dinlenilmediğini, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, söküm ve nakliyeyi davalı talep ettiğinden bu tutardan sorumlu olduğunu, kararın çelişkili olduğunu belirterek, bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, haksız fiil ve alt kira sözleşmesi iddiasından kaynaklı hor kullanma tazminatı, kira kaybı, söküm ve nakliye bedeli istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalının hukuka aykırı bir eylemi ve kusuru nedeniyle davacının zarara uğradığının ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.