Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/6485 E. 2026/3058 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6485
- Karar No
- 2026/3058
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/423 E., 2022/73 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/184 E., 2020/125 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle,62, 221/5, 53, 58/9, 63... /1-3-7-8. maddeleri uyarınca ilk derecemahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinafbaşvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas- 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", nazara alındığında; Oluş, iddia, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamı gözetilerek; hükme esas alınan ardışık/periyodik aramalara ilişkin HTS veri inceleme ve değerlendirme tutanağının sanığın örgütsel iletişime dahil olduğunu gösterir nitelikte olmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak arandığını gösteren inceleme tutanağının ve sanığın HTS kayıtlarının üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, varsa ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen asker şahıslar varsa, iş bu şahıslar hakkında açılmış bir dava olup olmadığı araştırılarak var ise tüm aşama ifadelerinin onaylı suretlerinin getirtilerek tanık olarak dinlenmeleri, sanık ile ilgili herhangi bir beyanlarının olup olmadığının tespiti ile sanığın örgüt içindeki konumunu araştırılarak sanık ile mahrem imam arasındaki irtibata ilişkin evrakların dosyaya getirtilmesi, 2. Mahkeme gerekçesinde ".... 05...76 numaralı GSM hattının 3...6 numaralı sabit hat tarafından 05/08/2014 tarihinde saat 21:28:03.00, 21:28:54.00, 21:29:19.00 da arandığı, bu sabit hat tarafından aynı gün saat 18:18:30.00, 18:19:16.00, 18:19:56.00 da şüpheliden önce aynı kapsamda yürütülen soruşturmalarda ismi geçen muvazzaf asker şahıs olan ... isimli şahsın da arandığının tespit edildiği belirtilerek her iki arama arasında ardışıklı olduğu belirtilmiş ise de dosyamız sanığı ve ... isimli şahsın aranma saatleri arasında yaklaşık 3 saatlik bir zaman farkı olduğu, böylelikle her iki aramanın birbirine ardışık olarak kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun kabul edilmesi mümkün olmasa da..." şeklinde kabul yapıldığı, gerekçenin devamında ise "....Yapılan açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; .../PDY silahlı terör örgütü mensubu olan mahrem imamların TSK içindeki personel ile iletişim kurmak maksadıyla sabit hatlardan arama yaptıkları iddiaları kapsamında yürütülüne soruşturmada HTS kayıtlarında bu şekilde arandığının tespit edildiği, aynı gün aynı ankesörlü hattan yine meslektaşı olan ... ile ardışık olarak arandığı, bunun haricinde de farklı tarihlerde toplam 67 kez arandığının belirlendiği..." belirtilerek ... Ç. İle sanığın ardışık olarak arandığının kabule alındığı görülmekle gerekçede çelişkiye düşülmesi, 3. HTS analiz tespit tutanağında sanıkla birlikte arandıkları belirlenen ... Ç.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’nin 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. ... kullanıcısı olmayan ve kod adı kullanmayan sanığın, ifadesinde örgütle olan ilişkisini detaylı bir şekilde anlattığı, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde faydalı bilgiler verdiği, yapılanmanın cemaat olarak bilindiği dönemde irtibatı bulunduğunu daha sonra örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmaya başlamasından sonra askeri öğrencilik döneminde irtibatını kestiğini beyan ettiği, bu şekilde bildiklerini anlatmak suretiyle ve sonrasına ilişkin herhangi bir örgütsel bağlantı ve faaliyetinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, elde edilen tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması, 5. Kabul ve uygulamaya göre de; 02.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"a göre 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu kabulüne dair şartın kaldırıldığının anlaşılması karşısında anılan düzenlemenin sanık lehine olduğu anlaşılmakla bahse konu yasa değişikliği hükümlerine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.