Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/18434 E. 2023/11050 K.

Konu: Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18434
Karar No
2023/11050
Karar Tarihi
Konu
Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/189 - 2021/392 SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 ... Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2018 tarihli ve 2017/1 Esas, 2018/222 ... Kararı ile sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 ... Türk Ceza Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Türk Ceza Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının c bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollaması ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/2773 Esas, 2018/1808 ... Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/3288 Esas, 2019/5054 ... Kararı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 05.09.2019 tarihli ve 16-2019/1127 Temyiz sayı ile itiraz kanun yoluna başvurulmuş ve itirazın kabulüyle Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına ya da itirazın kabul edilmemesi halinde itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi talep olunmuştur. 5. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2019/8067 Esas, 2019/6031 ... Kararı ile itirazın reddine ve dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.11.2021 tarihli ve 2019/16-620 Esas, 2021/523 ... Kararı ile; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilamında sanık hakkında verilen düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının sanık bakımından bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 7. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/189 Esas, 20122/392 Karar ... kararı ile sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 ... Türk Ceza Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Türk Ceza Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının c bendi delaletiyle 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. 8. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.07.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; mahkeme kararının gerekçe içermediğine, kamuoyuna açık olmayan ve taraflarca erişilemeyen askeri mevzuatın celbi talep edilmesine rağmen taleplerinin mahkemece diğer kovuşturmanın genişletilmesi talepleriyle birlikte reddedildiğine ve bu durumun esaslı bir savunma ... ihlali olduğuna, somut deliller ile tanık beyanları karşılaştırılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme teşkil ettiğine, Yüksek Daire ve Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından sanığın suç işleme karar ve iradesine katılmadığının açıkça ortaya konulduğuna ve bu bağlamda sanığın yardım eden olarak cezalandırılmasının mümkün olmadığına, yardım etme eyleminin manevi unsurunun kast olduğuna ve hiçbir aşamada sanığın darbe suçuna yönelik kastının ortaya konulamadığına, sanığın darbeci subayların derdest edilmesini sağladığına, darbe girişimin geç bastırılmış olması ve bunun da sanığın yardım mahiyetindeki ihmali eylemi sonucu gerçekleştiği iddiasının hukuken yerinde olmadığına, nedensellik bağı yokluğundan sanık hakkında suça yardım şeklinde iştirakten hüküm kurulamayacağına, sanığın fiilen müdahale ederek darbecileri etkisiz hale getirebilecek pozisyonda olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle; somut olay dikkate alındığında sanığın görev ve sorumluluklarına aykırı davrandığı hususunda kuşku bulunmadığına, TCK 311'de düzenlenen suç söz konusu olmaksızın sadece TCK 309/1 maddesi uyarında ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında TCK 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz istemi özetle; sanığın eyleminin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım mahiyetinde olmadığına, sanığın eyleminin kanunun koruduğu suç konusu bakımından somut ve soyut tehlikeye sebebiyet verdiğine, sanığın eylemlerinin bireylerin iradelerini zorlayacak vehamete haiz olduğuna, sanığın anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçunu işlediğine ve sanık hakkında iddianamedeki sevk maddeleri gereğince ceza verilmesi gerekirken TCK 39/1-2-c uyarınca indirim yapılarak ceza verilmesi ve akabinde TCK 62/1 maddesinin uygulanmasının hukuka uygun olmadığına, kararın bozularak sanığın iddianamedeki sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre; somut olayda örgütsel bağı kesin olarak ortaya konamayan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu ve suç işleme karar ve iradesine katıldığının ispat edilemediği, sanık ...’nin darbe girişimini olay gecesi saat 22.00 sıralarında öğrendiği, olayın mahiyetini anlamak için çeşitli görüşmeler yaptığı, durumun ciddiyetini kavrayarak karargaha gitmek için hazırlandığı sırada darbeci subayların konutunun önüne geldiği ve kendisine sıkıyönetim direktifini arz ettiği, sanığın direktifi imzalayanların yetkili olmadığını söylediği, ordu karargahına ancak 23.25’de varabildiği, sanığın sözde sıkıyönetim listesinde 2. Ordu Komutanı olarak göreve devam edeceğinin yazılı olduğu, olay gecesi kendisiyle görüşen bağlı birliklerin komutanlarına kalkışma karşıtı emirler verdiği, İl Valisiyle telefonla görüştüğünde devletin yanında olduğunu ifade etmesine rağmen adli ve idari makamlara ordu karargahındaki kalkışmaya ilişkin fiil ve failler hakkında ayrıntılı bilgi vermediği, koruma subayı ... ...’nın teklifine rağmen darbeci subayların etkisiz hale getirilmeleri teklifini kabul etmediği, darbe karşıtı subaylar aracılığıyla emrindeki askerleri uyandırıp karargahın güvenliğini sağlama yoluna gitmediği, daha sonra karargahta ölüm ve yaralamayla sonuçlanan çatışma yaşandığı şeklinde gerçekleşen olayda; Anayasayı İhlal suçunda hal ve koşullara göre neticeyi önleme yönünden hukuki yükümlülügü bulunan sanığın, 2. Ordu komutanlığı gibi darbenin başarılı ya da başarısız olmasında stratejik önem taşıyan bir birimin başında olması, Anayasal düzene yönelik tehlike ve tehditleri ortaya çıktığında, farklı saiklerle çekimser kalınmasının görevle bağdaşmadığı, tehditi ortadan kaldırmak için zamanında ve isabetli karar vermek, uygulamada oluşabilecek riskleri üstlenmek zorunluluğu karşısında, yaşanan somut olayda, Komutan sorumluluğu çerçevesinde darbecilere karşı net tavır ortaya konulmaması ve bu tavrın vaktinde kamuoyu ile paylaşılmaması, İl valiliği ve diğer güvenlik güçleri ile işbirliği yapmada gecikme, karargahta kuvvet olarak darbecilere karşı güç olarak üstün olmalarına ve bir ara silahsızlandırılmalarına rağmen darbecilerin derdest edilmemesi neticesinde çatışma yaşanmasına, bu ihmali davranış sonucunda darbeye teşebbüs edenlerin fiiline doğrudan iştirak edilmemekle birlikte eylemleri kolaylaştırıldığından bahisle suça yardım eden olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/189 Esas, 20122/392 ... Kararında sanık müdafii ile katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/18434, K. 2023/11050, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-18434-e-2023-11050-k-64d3fd542876