Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/13784 E. 2026/9800 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13784
Karar No
2026/9800
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/901 E., 2022/489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2020/201 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM:TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.a. Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan, talimat ile dinlendiği anlaşılan tanıklar ... . ve ... '.nin doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle sanığın örgütsel konum ve faaliyetlerinin belirlenmesi için etraflıca ve ayrıntılı dinlenip AİHS’nin 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metninin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesine muhalefetle savunma hakkının kısıtlanması, b. Yargılama sırasında talimat mahkemesince dinlenen ancak anlatımında sanık hakkında beyanda bulunmayan tanık ... .'nın, hükümden sonra Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2021 tarihli yazısı ekinde dosyaya gönderilen ve sanıkla birlikte gerçekleştirdikleri örgütsel eylemleri de ihtiva eden iki ayrı tarihteki etkin pişmanlık beyanlarının, 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile tanık ... 'nın yeniden mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla ifadesine başvurulması lüzumu, c. Ayrıca, tanık ... 'nın, "... 'ya ilk gittiğimde... gerçek ismini ... . olduğunu siz görevlilerden ilk ifademde öğrendiğim şahıs beni otogardan karşıladı. ...Bir vakit sonra ... . beni Balgatta bir cemaat evine çağırdı. Oraya gittiğimde aynı okuldan devrelerim olan ... . ve ... isimli devrelerimi gördüm. ... . bana devrelerimin de cemaatten olduğunu ve birlikte ev tutmamızı istediğini söyledi. Bu buluşmadan sonra devrelerim ile birlikte Ankara'da ev aramaya başladık, ... semtinde bir ev kiraladık ve birlikte kalmaya başladık. Kaldığımız eve haftada bir veya iki haftada bir gelip sohbet veriyordu. ...2010 yılına kadar bu şekilde kaldığımız evde sohbetlere devam ettik. ...Bu arada ... . bizi kod ismini şu an hatırlamadığım ancak gerçek ismini siz görevlilerden ilk ifademde öğrendiğim ... devretti. ...Bundan sonra sohbetlere ... ile devam ediyordum. Sohbetleri ise benim, ...'ın ve ... 'nun evinde yapıyorduk." beyanında adları geçen ... ., ... . ve ... . isimli şahıslar hakkında soruşturma ya da kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa tüm aşama ifadelerinin getirtilip gerektiğinde mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık sıfatıyla dinlenip etraflıca beyanlarının alınması lüzumu, 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, eğitim gördüğü ve görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi, 3. İstinaf kanun yolu aşamasında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2021 tarihli yazısı ekinde dosyaya gönderilen başka dosya şüphelisi ... 'nin sanık hakkındaki beyan ve teşhislerinin, 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, şahsın mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun7un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadesine başvurulması, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü KOMBİS ve TEMBİS veri bankaları, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında dosya kapsamı dışında herhangi bir beyan olup olmadığının belirlenmesi, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında gerektiğinde ilgili tüm şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması ile, tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; İlk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında kaldığı tarih ve sürelerin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/13784, K. 2026/9800, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-13784-e-2026-9800-k-d7d55e4009e6