Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/9491 E. 2025/1649 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9491
Karar No
2025/1649
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2509 E., 2020/576 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/465 E., 2018/309 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-son cümlesi, 221/5, 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Oluş, iddia, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre sanığın aşamalarda alınan etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarında yapı ile irtibatını 2012 yılında kestiğini beyan etmesi karşısında öncelikle sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütle bağlantısının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi ve ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak aranıp aranmadığının tespiti bakımından sanığa ait GSM numaralarına ilişkin HTS kayıtları dosya içerisine getirtilip üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir ayrıntılı analiz inceleme ve tespit raporunun alınması, ayrıca sanığın görev yaptığı Komutanlıklara yazı yazılmak suretiyle, sanığın görev yaptığı yerler itibariyle hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek sanık ile ilgili herhangi bir beyanları olup olmadığının tespit edilmesi, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca bilgi ve beyan bulunup bulunmadığının tespiti ile bu beyanlar getirtilerek gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmesinin de sağlanması ve tüm bu belgelerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan ... B. isimli şahsın beyan ve teşhis tutanaklarının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun 18.03.2021 tarihli yazısı ve eklerinin, 07 Ocak 2021 tarihli ankesör/büfe sorgu raporunun ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2018 tarih ve 2018/20240 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının aslı veya onaylı suretinin Yargıtay denetimine olanaklı şekilde dosya arasına alınması, tüm bu delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, b. Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi, ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9491, K. 2025/1649, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-9491-e-2025-1649-k-367516a01f61