Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7915 E. 2025/3623 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7915
- Karar No
- 2025/3623
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/4038 Esas., 2019/3235 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığa fazla ceza verildiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığa az ceza verildiğine, sanığın olası kastla cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 26.02.2016 günü saat 23.00 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın mevcut olduğu, bölünmüş yol, şerit çizgisi ile belirli, düz, eğimsiz, asfalt kuru zemin yolda, kaza akabinde yapılan ölçümde 1,45 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 48 DY 002 plakalı otomobil ile Dalyan istikametinden Ortaca istikametine seyir halinde iken km 3+300'e geldiğinde karşı yönden gelen araçların kullandığı bölünmüş yol platformuna girerek seyrettiği esnada karşı yönden, Ortaca istikametinden gelip Dalyan istikametine kendi yol bölümü içerisinde seyir halinde olan maktul sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 48 RL 562 plakalı motosiklet ile çarpışması neticesinde motosiklet sürücüsünün ölümü ve sanığın aracındaki sanıktan şikayetçi olmayan mağdurlar ... ve ....'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında; sanığın 2918 sayılı KTK'nın belirtilen asli kusurlardan 84/c" ikiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme " kuralını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile mahkemesince keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda sanığın asli ve tamamen kusurlu olduğu, ölen motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 05.05.2017 tarihli adli raporda: sanık sürücü ...'in yönetimindeki otomobil ile çift çizgili bölünmüş yolda seyri sırasında yola gereken dikkati verip seyrini kendi istikametine ayrılan bölünmüş yol platformu içerisinde sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmemiş olup dikkatsiz şekilde seyredip karşı istikametten gelen araçların kullandığı bölünmüş yol platformuna girdiği, bu suretle karşı yönden gelip kendi yol bölümü içerisinde seyir halde olan maktul sürücü yönetimindeki motosikletin şeridini ihlal ettiği ve çarpışmaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde karşı şeride tecavüz ederek sanığın asli ve tamamen kusurlu olduğu ve kaza akabinde yapılan ölçümde sanığın 1,45 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın karşı şeride tecavüz ederek asli ve tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda teşdidin bir miktar azaltılmasına ve sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin yalnızca sanığın alkollü olarak araç kullanmasından ibaret bulunduğu gözetilerek, TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 2/5 oranı yerine 1/3 oranı uygulanmak üzerine mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılanlar vekili yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kazanın meydana geldiği yerin iki gidiş iki geliş olmak üzere toplam 4 şeritli bölünmüş yol olduğu, sanığın ise kendi şeridi dışına çıkarak karşı şeride girdiği ve ters yönde seyir halinde olduğu bölünmüş yolda karşı şeride girmenin kaza meydana getirebileceğini öngördüğü ancak buna rağmen karşı şeride geçerek kazaya sebebiyet verdiği ve güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 1,45 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın aşırı alkollü olarak araç kullanmasından dolayı temel cezanın tayini akabinde bilinçli taksir sebebiyle temel ceza üzerinden TCK'nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılırken, bilinçli taksir kapsamında kalan birden çok kural ihlalinin bulunması sebebiyle arttırımın alt sınırdan uzaklaşılarak yapılması gerekirken, bilinçli taksir kapsamında tek kural ihlalinin alkollü araç kullanmak olduğunun kabulü suretiyle eksik ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.