Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5652 E. 2025/3622 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5652
Karar No
2025/3622
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/884 Esas., 2018/1639 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılan ... vekilinin ve diğer katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanık hakkında fazla ceza verildiğine ve seçenek yaptırımlarına çevrilmemesinin hatalı olduğuna ve sanığın hastalığı sebebiyle kazanın meydana geldiğine dair ATK raporunun alınmadığına ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 04.09.2016 günü saat 07:30 sıralarında, gündüz vakti, orta refüjle bölünmüş tek yönlü, üç şeritli sinyalizasyon kontrollü üç yönlü (T) kavşak meskun mahal sınırları içerisindeki yolda, sanık sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı otobüsü ile D.550-06 Devlet Karayolunu takiben Çanakkale yönünden Edremit istikametine seyir halinde iken olay mahalli 28.km deki ışık kontrollü Kipa Kavşağına geldiğinde duramayıp, aynı yönde seyrederken kırmızı ışıkta duraklayan sürücü ...'ın idaresindeki .... plakalı otomobilin sol arkasına çarparak sola savrulması, akabinde hızını alamayan otobüsün bu kez sağa yönelerek bu kez sağ öndeki ölen sürücü ...'ın yönetimindeki.... plaka sayılı otomobile arkadan çarparak 38 m kadar sürükledikten sonra yaya kaldırımına çıkartarak yolun sağındaki elektrik direğine sıkıştırıp, tekrar otobüsün 165 m kadar daha giderek ancak durması neticesi zincirleme olarak meydana gelen bu olay akabinde kazaya karışan araçlarda bulunan sürücü ... ve yolcu ...'un ölümleri, ...., .... ve ....'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; sürücü ...'nun kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak, şerit izleme değiştirme kurallarına uymamak kurallarını ihlal ettiğinin, diğer sürücüler ... ve ...'ın herhangi bir kural ihlali yapmadıklarının belirtildiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 13.01.2017 tarihli adli raporda: sanık sürücü ...'nun idaresindeki otobüsü ile seyri sırasında, yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, vasıtasının hızını, yol, trafik ve vasıtasının teknik özeliğine göre ayarlamayıp, sevk ve idare hatasıyla, ön ileride seyreden araçlarla gerekli ve yeterli takip mesafesini bırakmayıp, uygun vitesle seyrini sürdürmeyerek ve kavşak alanında süratli yanaşarak, müdahil sürücüler yönetimlerindeki araçların zikredilen kavşak mahallinde sinyalizasyon ışıklarının kırmızı yanmasıyla duraklamaya geçen araçlara gelip, mevcut hızıyla çarparak zincirleme kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmış olup; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda asli ve tamamen kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece iki kişinin ölümü ve dört kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde dosya kapsamında yer alan tüm raporlar doğrultusunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık sürücünün asli ve tam kusuru ile iki kişinin öldüğü ve dört kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zarar nazara alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına ve sanığın meydana gelen kazadan sonraki davranışları, oluşan zarar ve tehlikenin ağırlığı, oluşan zararları gidermemesi, sanık hakkındaki şikayetlerin devam etmesi nedeniyle sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; TCK'nın 50/4 ve 50/1-a maddesine göre, taksirli suçlarda verilen hapis cezasının bilinçli taksir halleri hariç olmak üzere uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilmesi mümkün olduğu, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının "suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre" paraya çevrilip çevrilmeyeceğinin belirlenmesi gerektiği, sanığın incelenen adli sicil belgesine göre sabıkasız olup duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişilik özelliğinin bulunmadığı gözetilmeden "sanık hakkındaki şikayetlerin devam etmesi nedeniyle" şeklinde yetersiz gerekçeyle sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5652, K. 2025/3622, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-5652-e-2025-3622-k-70ac63649524