Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7235 E. 2024/12593 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7235
Karar No
2024/12593
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/168 E., 2019/1869 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/221 Esas, 2018/326 sayılı Kararı ile sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/1869 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.01.2022 tarihli Bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğuna ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, 2.Temyiz talebinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca kaldırılarak, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin; amaç, kapsam ve 303 üncü madde ile 05.08.2017 tarihli ve 30145 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi metninde yer alan "(c)" ibaresinin "(a), (c), (d)" şeklinde değiştirilmesine ilişkin 7035 sayılı Kanun'un gerekçelerine nazaran, ayrıntıları, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 15.06.2004 tarihli, 115-138 sayılı ve 17.05.2022 tarihli, 2020/(kapatılan)14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ve Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarih 2422-3204 sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; temyiz olunan hükmün, maddî hukuk kurallarının veya yargılama hukukuna ilişkin kuralların uygulanmaması, eksik veya yanlış uygulanması hâlinde bir temyiz mercii olarak "hukuka aykırılık denetimi" yapan Yargıtayca "bozulmasının", İlk Derece Mahkemelerinin henüz kesinleşmemiş hükümlerini "hem maddi hem de hukuki yönden denetleyen" ve bu suretle gerekli gördüğü hususlarda öğrenme muhakemesi yapma imkanına sahip bir derece mahkemesi olarak Bölge Adliye Mahkemelerince ise "ıslah edilmesinin" kural olması itibariyle, Yargıtay'a nisbeten "hükmü ıslah" yönünden daha geniş bir takdir imkanına sahip olduğunda kuşku bulunmayan Bölge Adliye Mahkemelerinin, "dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra", (5271 sayılı Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280 inci maddesinin birinci fıkrası) "hükme esas kabul edilen maddî olaylara hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılması" hallerinde hukuka aykırılığın giderilmesi suretiyle hükmün ıslahı için, yeniden yargılama yapılması, yani maddi sorunun daha fazla aydınlatılması için bir araştırmanın gerekmesi ve bu hususta mahkemeye bırakılmış serbest değerlendirme yetkisinin bulunması söz konusu değil ise, bir başka anlatımla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü maddi vakıanın sübutu yönünden isabetli bulmakla birlikte, sübutu kabul edilen maddi vakıaya bağlanan hukuki neticenin hatalı olduğunu düşünmekte ise incelenen hükmün bütününü kaldırmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında duruşma açmadan "sanığın beraatine" karar vermesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Mahkemenin kabul ve gerekçesi nazara alındığında, sanığın beraatine ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/1869 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/7235, K. 2024/12593, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-7235-e-2024-12593-k-e96fb68f2816