Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/454 E. 2023/1329 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/454
Karar No
2023/1329
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1368 E. 2019/1697 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2019 Tarihli 2018/374 Esas ve 2019/159 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/1368 Esas, 2019/1697 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın sanığın 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra 2014 yılı sonuna kadar devam edecek şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altında düzenlediği örgüt toplantılarına katılmaya devam ettiği, söz konusu toplantılarda örgüt talimatlarının üyelere aktarıldığı, örgüt lideri Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğu, videolarının izlendiği ve ideolojik beslenmenin sağlandığı, söz konusu toplantıların özellikle 17-25 Aralık süreci sonrasında gizliliğe riayet ederek gerçekleştirilmesi ve örgüt dışından kimselerin bu toplantılara katılamaması dikkate alındığında sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alarak üzerine atılı "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık ifadeleri, tanık beyanları, ByLock tespit tutanağı, sanığın nüfus ve adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Dosya kapsamında sanık ile ilgili olarak Yüksek Yargıtay kararlarında da işaret edildiği gibi çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik unsurlarının bulunmadığı, ByLock yükleme, Bank Asyada hesap açma, örgüt yayınlarına abonelik vs. gibi bir durumun bulunmadığı, sanığın bu gibi özellikleri taşıyan kişilerle bir tutularak sırf sohbete katılması nedeniyle örgüt üyesi olarak cezalandırılmasının toplumsal adalet duygusunu zedeleyeceği, bu durumun samimi duygularla dini amaçlı hareket eden insanları cezalandırmak anlamına geleceği, atılı eylemin 15 Temmuz darbe girişimi öncesine ilişikin olması nedeniyle sanığın FETÖ terör örgütünün gerçek amacını bilmesinin beklenemeyeceği, FETÖ/PDY terör örgütünün niteliği gereği dini duyguları istismar ederek büyüyen bir yapılanma olduğu ve insanların dini, milli ve manevi duygularını istismar ederek parasını, emeğini ve zamanını kullanıp sömürdüğünün bilindiği, sanığın süreç öncesi sohbetlere gittiğinin anlaşıldığı, süreç sonrası ise gitmediğini savunduğu süreç öncesi sohbete katılmak, süreç sonrası bir kaç kez sohbete katılmanın örgüt üyeliği için yeterli delil oluşturmayacağı, yapılan yargılama sonunda sanığa atılı eylemlerin örgüt üyeliğinden cezalandırmaya yeterli olmadığı , dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında deliller takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, Mahkeme kabulü, Cumhuriyet Savcısının temyizi, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; Sanığın, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyuna cemaat olarak bilindiği dönemde söz konusu yapı içerisinde bulunduğu ancak bu yapının kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra yapıyla irtibatını kestiği şeklindeki savunmasının aksine delil bulunmaması ve tanık beyanının sanık savunmasını doğrular nitelikte olması, bunun dışında örgütle irtibatını ortaya koyan herhangi bir olgu ya da delil elde edilemeyen sanığın örgütün nihai amacını bildiğinin, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğunun kanıtlanamaması karşısında sanığın yüklenen suçu işlendiğinin sabit olmaması ilgili ve yeterli gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/1368 Esas, 2019/1697 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/454, K. 2023/1329, T. 16.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-454-e-2023-1329-k-3d8506a4cd95