Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/37948 E. 2025/21059 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/37948
Karar No
2025/21059
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1029 E., 2021/889 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/467 E., 2019/174 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 maddesi delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; 1- Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının" kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, tespit edilen şahıslar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma ve kovuşturma olup olmadığı araştırılıp, var ise bu soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili olarak ifade yahut beyanları bulunup bulunmadığının tespit edilmesi lüzumu, 2- Sanığın görev yapmış olduğu yerlere bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ..., hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, var ise bu hatta ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi; sanığın bu hat ile örgütün operasyonel hatlarıyla iletişiminin olup olmadığının tespitine çalışılıp, HTS Analiz Raporuna göre; iletişim içinde olduğu, haklarında soruşturma ve kovuşturma olan kişilerin ByLock kullanıcısı olup olmadıkları, ByLock kullanıcısı olduklarının belirlenmesi halinde ise tespit değerlendirme tutanaklarında sanığın ekleyenler yahut eklenenler arasında kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı da araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine duruşmada okunup, ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Aleyhe istinaf bulunmamasına karşın bölge adliye mahkemesi kararında, sanık aleyhine yargılama giderinin yükletilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/37948, K. 2025/21059, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-37948-e-2025-21059-k-ee9fc1e7bd1f