Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/37937 E. 2025/24740 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/37937
Karar No
2025/24740
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1368 E., 2021/936 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2019/22 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK' nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi ve anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, duruşmada tanık olarak dinlenen ...'nın beyanında sanık ile birlikte kendilerine sohbet veren olarak belirttiği ".. isimli şahsın" açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek, hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması var ise dosyasının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak dinlenilmesinin sağlanması ile veri inceleme raporunda ve temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan güncel veri analiz raporunun çeşitli zaman dilimlerine ait listelerde .. .., .. ve vekil olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip, tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve ilgili kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması sanığın bylock tespit ve değerlenditme tutanağında irtibatlı olduğu kişilerin HTS ve baz sinyal kayıtlarının getirtilerek sanık ile bahse konu kişilerin görüşme ve bir araya gelme durumlarının tespiti yönünden inceleme yapılması, gerekli görülmesi halinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması neticesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/37937, K. 2025/24740, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-37937-e-2025-24740-k-804b64cc809a