Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/36785 E. 2024/586 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/36785
- Karar No
- 2024/586
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/971 E., 2021/839 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarih ve 2018/376 Esas, 2020/116 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/971 Esas, 2021/839 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyete ilişkin hükmünün kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 223 üncü maddesinin, ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri özetle; *Dernek ile şirket ortaklık kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda suçun sübut bulduğuna, *Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin hükmünün kaldırılarak sanığın yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin; amaç, kapsam ve 303 üncü madde ile 05.08.2017 tarihli ve 30145 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi metninde yer alan "(c)" ibaresinin "(a), (c), (d)" şeklinde değiştirilmesine ilişkin 7035 sayılı Kanun'un gerekçelerine nazaran, ayrıntıları, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 15.06.2004 tarihli, 115-138 sayılı ve 17.05.2022 tarihli, 2020/(Kapatılan)14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ve Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarih 2422-3204 sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; temyiz olunan hükmün, maddî hukuk kurallarının veya yargılama hukukuna ilişkin kuralların uygulanmaması, eksik veya yanlış uygulanması hâlinde bir temyiz mercii olarak "hukuka aykırılık denetimi" yapan Yargıtayca "bozulmasının", ilk derece mahkemelerinin henüz kesinleşmemiş hükümlerini "hem maddi hem de hukuki yönden denetleyen" ve bu suretle gerekli gördüğü hususlarda öğrenme muhakemesi yapma imkanına sahip bir derece mahkemesi olarak bölge adliye mahkemelerince ise "ıslah edilmesinin" kural olması itibariyle, Yargıtay'a nisbeten "hükmü ıslah"yönünden daha geniş bir takdir imkanına sahip olduğunda kuşku bulunmayan bölge adliye mahkemelerinin, "dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra", (5271 sayılı Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280 inci maddesinin birinci fıkrası ) "hükme esas kabul edilen maddî olaylara hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılması" hallerinde hukuka aykırılığın giderilmesi suretiyle hükmün ıslahı için, yeniden yargılama yapılması, yani maddi sorunun daha fazla aydınlatılması için bir araştırmanın gerekmesi ve bu hususta mahkemeye bırakılmış serbest değerlendirme yetkisinin bulunması söz konusu değil ise, bir başka anlatımla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü maddi vakıanın sübutu yönünden isabetli bulmakla birlikte, sübutu kabul edilen maddi vakıaya bağlanan hukuki neticenin hatalı olduğunu düşünmekte ise incelenen hükmün bütününü kaldırmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında duruşma açmadan sanığın beraatine karar vermesinde usule aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin usulünce tartışıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı anlaşılmakla, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak sanığın müsnet suçu işlediğinin ispat edilemediğine dair ilgili ve yeterli gerekçelere dayanan kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/971 Esas, 2021/839 sayılı kararında, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.