Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/35450 E. 2025/22511 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/35450
- Karar No
- 2025/22511
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1078 E. - 2021/585 K. İLK DERECE : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/173 E. - 2020/266 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle, 62/1, 53, 221/5, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; 1-Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, 2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin döndüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin döndüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin döndüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin döndüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak
BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY;
Sayın çoğunluğun sanık ... hakkında ''FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, “TCK’nın 61.” maddesi uyarınca temel cezanın fazla belirlendiği ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında makul oranda indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edildiği'' şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulması yönündeki görüşüne tarafımdan iştirak edilmemiştir. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tanık anlatımlarına göre "üniversite eğitimi sırasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait örgüt evlerinde kaldığı, ev ablası ve BTM olarak faaliyet yürüttüğü, İstanbul'da bulunan örgütün Hakim/Savcı çalışma evlerinde kalarak sınava hazırlandığı, örgüt disiplinine uygun olarak örgüt içi katalog evlilik yaptığı" anlaşılan sanığın, dosya içeriğinde mevcut ByLock tespit değerlendirme tutanağına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock uygulamasını kullanarak örgütsel iletişim ağına dahil olduğu da nazara alındığında, sanık hakkında mahkemece TCK’nın 61. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın dosya kapsamıyla uyumlu olduğu; aşama beyanlarında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bir kısım bilgiler verdiği anlaşılan ancak Hakim-Savcı çalışma evlerinde kalarak sınava hazırlandığı, ev ablası ve bölge talebe mesulü olarak faaliyet yürüttüğü şeklindeki tanık beyanlarını kesinlikle kabul etmeyen sanık hakkında ilk derece mahkemesince uygulanan 1/2 indirimin yerinde olduğu, bu cihetlerle; mahkemece sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun “teşdidin derecesinde hataya düşüldüğünden” ve "etkin pişmanlık hükümleri kapsamında makul oranda indirim yapılması gerektiğinden" bahisle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.