Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/35075 E. 2022/8813 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/35075
- Karar No
- 2022/8813
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarih ve 2019/205 - 2020/16 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; öncelikle "sanığın örgüt içerisinde abla konumunda yer aldığı, örgütle iltisaklı öğrenci yurtlarına öğrenci yerleştirip, bir kısım öğrencileri de örgüt evlerine yerleştirerek, söz konusu evlerin ihtiyaçlarını karşıladığı ve örgütsel sohbetler verdiği, öğrenci yurdu arayan kişileri örgüt yurtlarına yerleştirirken kendisini yurt yetkilisi olarak tanıttığına" ilişkin tanık beyanları da gözetilerek dosyaya hükümden sonra gelen başka bir soruşturmanın şüphelisi olan Rabia Matiyar'ın sanığın örgütsel sohbetlere geldiğine yönelik aleyhe beyanlar içeren ifadesi ile UYAP veri havuzu üzerinde araştırma yapılarak sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının tespiti ve varsa dosya içerisine alınması, gerekirse Rabia Matiyar ve ilgili şahısların tanık olarak dinlenmeleri sağlanarak; dosya kapsamına alınan tüm bu delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma neticesinde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 01.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.