Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/31135 E. 2025/20755 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/31135
Karar No
2025/20755
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/446 E., 2021/285 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/389 E., 2019/64 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9-6, 63/1. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/.... başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi, ayrıca Uyap örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında beyan bulunup bulunmadığının sorgulanması var ise aşama beyanlarının onaylı suretlerinin getirtilmesi mümkün olması halinde usulüne uygun bir şekilde tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy çokluğu ile üye ...'ın karşı oyuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun “ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi, ayrıca Uyap örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında beyan bulunup bulunmadığının sorgulanması var ise aşama beyanlarının onaylı suretlerinin getirtilmesi mümkün olması halinde usulüne uygun bir şekilde tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” şeklindeki bozma gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2018 tarih ve 2018/40185 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2019 tarih ve 2018/389 E. - 2019/64 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarih ve 2019/446 E. - 2021/285 K. sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusu; “Sanığın kendine ait telefona .... isimli bir kişi tarafından yüklendiğini kabul ettiği, aktif bir şekilde kullanmadığını ve kısa bir süre içinde sildiğini belirttiği gizli örgütsel haberleşme programı olan ByLock'un, ayrıntılı tespit ve değerlendirme raporuna göre sanığın konumu ile ilgili fikir veren mesaj içeriklerinde örgütsel bir takım yazışmalar bulunduğu halde sanığın üzerine atılı suçun sübutu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. Somut olay irdelendiğinde Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dairemizin ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmadığı nazara alındığında, sanığın aşama beyanlarında gerçek kimliğini bilmediği ve teşhis edemeyeceği .... isimli bir kişi tarafından telefonuna yüklendiğini ancak aktif olarak kullanmadığını belirtmesine rağmen, dosyaya gelen ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde, mesaj içeriklerinden ve özellikle ..... ID nolu .... isimli örgüt mensubu ile yaptığı ByLock numarasından sanığın ev ablalığı yapması için birileriyle görüşmeler yapabilecek, yine yurtlarda yapılacak arama faaliyetlerine karşı evrakları ve dijital materyalleri gizleyebilecek ya da ortadan kaldırabilecek konumda olduğu anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin üzerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağından mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği görev ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun "eksik araştırmaya yönelik" bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/31135, K. 2025/20755, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-31135-e-2025-20755-k-092719264b1e