Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30974 E. 2025/27371 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/30974
- Karar No
- 2025/27371
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/526 E., 2021/421 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :... 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/102 E., 2019/35 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, kod adı bulunmayan, örgütsel görevi olmayan sanığın; katılımcı olarak dini sohbetlere katılması, ...'da rutin bankacılık faaliyetlerinde bulunması ve dijital materyalindeki tespitlerin sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kapsamında olmadığı,bu şekliyle sanığın cezalandırılmasına yetecek düzeyde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gözetilmeksizin atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun "sanığın sohbetlere katılması, rutin ... faaliyetlerinde bulunması ve dijital materyalindeki tespitlerin sanığın örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir şekilde çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk içermemesi nedeniyle beraatinin gerektiği" şeklindeki gerekçesine tarafımızca iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından;... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.20 17... /3351 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonunda... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.20 16... /102 esas, 2019/35 karar sayılı ilamıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarih, 2019/526 esas, 2021/421 sayılı kararıyla "istinaf başvurusunun esastan reddine " dair karar verildiği, sanık ve müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettikleri anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Örgütün gerçek yüzü ortaya çıktıktan sonra da 2016 Haziran ayına kadar örgüt lideri...'in kitaplarının okunduğu, vaazlarının dinlendiği sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılan, bankasyada ilk hesap açtığı 2008 yılından sonra herhangi bir katılım hesabı yokken örgüt liderinin ...'ya destek talimatıyla birlikte 20.01.2014 tarihinde ilk katılım hesabını açan, sonraki dönemde de bankanın desteklenmesi adına katılım hesapları açmaya devam eden, TMSF'nin bankasyanın yönetimine kısmen el koyduğu ve örgüt üyelerinin bunu protesto etmek amacıyla ...'ya sembolik de olsa para yatırdıkları döneme denk gelecek şekilde 05.02.2015 tarihinde 350 euro yatırarak katılım hesabı açan, örgüte müzahir... Eğitime Gönül Verenler Derneğine ve ...Sen'e üye olan, dijital materyallerinde o dönem örgüt üyeleri tarafından gizliliği sağlamak amacıyla kullandığı bilinen internet tabanlı haberleşme programı kakaotalk kalıntısı, sohbet videoları, himmet sohbet dökümanı bulunan ve dershanelerin kapatılması sürecinde çalıştığı okula örgüte ait dershane broşürleri getiren sanığın eylemlerinin Yargıtay 16. Ceza Dairesi (Kapatılan) ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "beraate yönelik" bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.