Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2866 E. 2024/11340 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2866
Karar No
2024/11340
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1900 E, 2019/2225 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2019 tarihli ve 2018/1392 Esas, 2019/678 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü, 63 üncü ve 62 nci maddesi ile 3713 Sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir. 2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/1900 Esas, 2019/2225 sayılı Kararı ile sanık hakkında duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.01.2022 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanları ile kovuşturma aşamasındaki beyanlarının çelişkili olduğuna, 2.Sanığın yargılama aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini mahkeme huzurunda belirttiğine, 3.İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir iken koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin en üst düzeyde uygulanması gerektiğine, 3.Bylock yazışmalarının örgütsel amaçlı olmadığına, 4.Sanığın Bank Asyadan maaş aldığına, 5.Tanıkların suç unsuru teşkil eden herhangi bir beyanda bulunmadıklarına, 6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu belirtilerek sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında temel cezanın belirlenmesine ilişkin hükmün birinci bendinde yer alan "teşdiden 5 yıl 6 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "takdiren 5 yıl" ibaresinin eklenmesi, hükmün ikinci bendinde yer alan "7 yıl 15 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "7 yıl 6 ay" ibaresinin eklenmesi, hükme üçüncü bent olarak "Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti ile ilgili olarak vermiş olduğu bilgiler de dikkate alınarak cezasından TCK'nın 221/4. maddesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün üçüncü bendinin dördüncü bent olarak teselsül ettirilmesi ile TCK'nun 62/1.maddesinin uygulanmış olduğu bentte yer alan "6 yıl 10 ay 15 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine "2 yıl 1 ay" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının dördüncü bendinden sonra gelmek üzere "Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında bir (1) yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına" ibaresinin eklenmesi, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanunun 280/2 maddesine aykırılık oluşturacak şekilde duruşma açılmaksızın evrak üzerinden karar verilmesi şeklindeki usuli eksiklik, CMK’nın 290. maddesinin “sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermez” hükmü gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Dosyaya yansıyan eylemleri ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle anılan örgütün üyesi olduğuna ve silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair kabülde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyan ve teşhisleri ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere verdiği bilgilerin niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/1900 Esas, 2019/2225 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2866, K. 2024/11340, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-2866-e-2024-11340-k-52a2bed344d2