Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/27465 E. 2025/26465 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/27465
Karar No
2025/26465
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1334 E., 2020/1176 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/270 E., 2019/190 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 221/4, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62/1, 58/9, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. İncelenen dosya kapsamı ve delillere göre, sanığın eşi ... T. hakkında aynı suçtan sanık sıfatıyla yürütülen kamu davası kapsamında edinilen deliller itibarıyla sanığın da ByLock kullanıcısı olduğu yönünde oluşan kanaat ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğu, sanık ve müdafiinin aşamalardaki savunmalarında ve temyiz dilekçelerinde, sanığın suç duyurusu üzerine yakalanmadan önce 09.11.2017 tarihinde kendiliğinden KOM Şube Müdürlüğüne başvurduğunun, ancak savunmalarının alınmadığının iddia edildiği, dosyada bu başvuruya dair bir belge yahut bilginin bulunmadığı ve Mahkemece de bu hususta bir araştırma yapılmadığı, ancak sanık müdafii tarafından anılan dönemde sunulan 10.11.2017 tarihli dilekçe içeriğinde, sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla KOM Şube Müdürlüğüne müracaat etmesine rağmen, hakkındaki araştırmaların henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle o an ifadesinin alınamayacağının söylenmesi üzerine şube müdürlüğünden ayrıldığının beyan edildiği, söz konusu dilekçenin savunmaları destekler nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanığın soruşturma aşamasında 04.05.2018 tarihinde ikametinde yakalanmasından önce kendiliğinden/gönüllü olarak KOM Şube Müdürlüğüne başvurup başvurmadığı ve buna ilişkin bir belge olup olmadığı ilgili birimlerden sorulmak suretiyle tespit edilerek, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, 2. Kabule ve uygulamaya göre de, A. Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı TCK’nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, B. Dosya kapsamı itibarıyla, sanığın kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; C. Etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yerine "TCK'nın 221/4. maddesi" olarak gösterilmesi, Ç. Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı yasanın 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, D. Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeple hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/27465, K. 2025/26465, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-27465-e-2025-26465-k-6332e2b081a7