Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24968 E. 2023/1263 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/24968
- Karar No
- 2023/1263
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/685 E., 2020/1395 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/605 Esas, 2020/182 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/685 Esas, 2020/1395 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.04.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkilin savunmasında ortaya koyduğu maddi olguların hiç birinin değerlendirilmediği, dosyada müvekkil lehine olan hususların görmezlikten gelindiği, dosyada yer almayan maddi olguların sanki varmış gibi kabul edilip müvekkil aleyhine delil olarak değerlendirildiği, iddianamede yer alan ancak kovuşturma kapsamında çekişmeli yargı ilkesi çerçevesinde değerlendirilmeyen olguların müvekkil aleyhine delil olarak kabul edildiği, eksik inceleme neticesi, müvekkil lehine olduğu belli olan hususların araştırılmadan hüküm kurulduğu, suç işlediği sabit kabul edilse dahi ceza miktarının dosya kapsamı ile bağdaşmayacak şekilde alt hadden uzaklaşılarak belirlendiği, müvekkilin söz konusu yapı ile ilişkisinin ekonomik çıkarlar doğrultusunda gerçekleştiği, Yargıtay içtihatları doğrultusunda beraatine karar verilmesi gerektiği, tüm dosya kapsamına göre aksi düşünülse dahi mahkemenin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında en üst orandan indirim yapması gerekirken, hukuka aykırı şekilde 1/3 oranında indirim yaptığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosyadaki tüm deliller ile dosyanın bir bütün halinde değerlendirilmesinden; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün öğrencilere yönelik yapılanma faaliyetleri kapsamında; örgütün Afyonkarahisar İl merkezindeki ve ilçelerindeki yurt, okul, dershane ve öğrenci evlerinin eşyalarının tamir, tadilat işleri yaparak destek olduğu, örgütün Kimse Yokmu Derneği ile Afyonkarahisar Teknik Elemanlar Sosyal Yardımlaşma Derneğinde kurucu üye olduğu, yönetim kurulu asil üyeliği ve yedek üyeliği yaptığı, Aktif Sen isimli sendikaya üyeliğinin darbe teşebbüsüne kadar devam ettiği, Sanığın örgütün bağının artırılması, örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte elaman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla haftada bir yada iki defa düzenlenen ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in kitaplarının okunarak, CD'lerinin izlendiği örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı, örgüte kurban bağışı adı altında yardım faaliyetlerinde bulunduğu, bu durumun sanığın kendi ikrar beyanı ile de sabit olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ideolojisini benimsediği, sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu unsurunun gerçekleştiği, bu suretle sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşıldığından üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına, Sanığa ceza tayin edilirken; Anayasa'nın 138/1 maddesi hükmü, 6352 sayılı Kanun'un amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK' nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, yine TCK'nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine karar verilmiş olup, sanığın gerek kollukta, gerekse Cumhuriyet Başsavcılığında tespit edilen beyanlarında örgütsel bağını kabul etmediği halde kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı talep etmesi üzerine alınan ifadesinde; örgütün sohbet toplantılarına bir dönem katıldığını, örgüte kurban parası verdiğini, örgütün yurt ve evlerinin tamirat ve tadilat işlerini yaptığını beyan ederek bir kısım örgüt üyesini teşhis ettiği, ancak bir kısım örgüt üyesinin ByLock içeriğinde, örgütün sohbet toplantılarına 08.01.2016 tarihinde dahi katıldığının anlaşılması karşısında sanığın örgütte kaldığı süre, örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında hiç bir bilgi vermeksizin, örgütteki konumları daha önce teşhis edilen ve HTS kayıtlarında iletişim kurduğunun tespit edilmesi nedeniyle bu yönüyle bilgisini saklayamayacağını anlayan sanığın, yüzeysel bilgi vererek olayı geçiştirdiği, geçmişte sohbet toplantısına katıldığını iddia ettiği bir kaç kişi dışında yeni isme yer vermemesi nedeniyle bilgilerini bu yönüyle gizlediği değerlendirilmiş, etkin pişmanlık kapsamında TCK'nın 221/4 üncü maddesi gereğince, sanığın cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak ceza tayin edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Aşamalarda etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan, mahkemece hakkında bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği indirim yapılan sanığın, temyiz aşamasında 11.01.2023 havale tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlık kapsamında daha detaylı anlatımda bulunacağını bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre, etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama da dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve hangi oranda uygulanacağının yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması, Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/685 Esas, 2020/1395 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.