Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/22999 E. 2025/14762 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/22999
Karar No
2025/14762
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3615 E., 2020/1278 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/234 E., 2018/470 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkemenin kabulü, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; 2014 yılı öncesinde üniversite öğrenciliği döneminde örgütle iltisaklı evlerde kalıp önce ev ablalığı sonrasında ise küçük bölge talebe mesullüğü görevi yapan ve bu şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun “2014 yılı öncesinde üniversite öğrenciliği döneminde örgütle iltisaklı evlerde kalıp önce ev ablalığı sonrasında ise küçük bölge talebe mesullüğü görevi yapan ve bu şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği... ” şeklindeki gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2018 tarih ve 2018/818 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarih ve 2018/234 esas, 2018/47 karar sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.11.2020 tarih ve 2018/3615 esas, 2020/1278 sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği ve sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (toroslu özel kısım syf.263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt syf.28, özgenç genel hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, tanık anlatımlarına göre 2014 yılı öncesinde üniversite öğrenciliği döneminde, örgütün operasyonel eylemleri öncesinde, maddi imkansızlık nedeniyle örgütle iltisaklı evlerde kalıp önce ev ablalığı sonrasında ise küçük bölge talebe mesullüğü görevi yaptığı anlaşılan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam ettiğine dair delil bulunmaması karşısında, sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı gözetilmeden atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/22999, K. 2025/14762, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-22999-e-2025-14762-k-2338585f036b