Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/21836 E. 2024/7339 K. – Terör Örgütü
Konu: Terör Örgütü Propagandası Yapmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/21836
- Karar No
- 2024/7339
- Karar Tarihi
- Konu
- Terör Örgütü Propagandası Yapmak
SAYISI : 2019/1919 E., 2021/133 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/371 sayılı Kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı fıkranın ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında hapis cezasına hükmedilerek hükmedilen hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2019/1919 Esas, 2021/133 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özetle; 1.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, 2.Hükmün açıklanmasına dair karara ilişkin ihlal bildiriminin karar kesinleştiğinde yapılmasına karar verilmesi gerekirken hatalı karar verildiğine, 3.Paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 4.Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına, 5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında hapis cezasına hükmedilerek hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükümde TCK'nun 43 üncü maddesi uyarınca arttırım oranının 1/4 olarak uygulanmasına rağmen gerekçe kısmında 1/3 olarak belirtilmesi hususunun aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle davanın yeniden görülmesi sebebi yapılmadığı, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin en son paylaşımın gerçekleştiği tarih yerine farklı bir tarih olarak belirtildiği, bu nedenle karar başlığındaki suç tarihinin 01.02.2019 olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiş, Ancak İlk Derece Mahkemesi kararında; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin kısmen uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi de nazara alınarak, hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre 53 üncü maddesinin kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından yoksun bırakılması açısından mahkûm olduğu hapis cezası ertelendiğinden uygulanmayacağı göz önüne alınmak suretiyle, 53 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı diğer haklardan 53 üncü maddenin ikinci fıkrası gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.