Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/18763 E. 2025/11925 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18763
- Karar No
- 2025/11925
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/134 E., 2020/858 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Sanığa atılı suçun niteliği itibariyle, sanık yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün davaya katılma ve temyiz talebinin CMK'nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, ancak kullanım olmaksızın ByLock yüklenmesinin atılı suçun sübutu için yeterli olmayacağı gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ilgili birimlerden mümkün olması halinde ayrıntılı olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi ve düzenlenen tespit tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık müdafiine okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, B) Sanık hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanığın örgüt içindeki konumuna ve görevlerine ilişkin beyanlar içeren şüphelilere ait ifade ve duruşma tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan ve ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, C) Sanık hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanığın sabit ve ankesörlü hatlardan ardışık arandığına ilişkin düzenlenen HTS Analiz Raporunun 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan ve sanığın örgüt içi iletişimini sabit ve ankesörlü hatlardan arandığının ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla bu yöntemi kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında örgüt mahrem imamları ile görüşmediğini bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından HTS Analiz tutanağında sanıkla birlikte ardışık ve tekil olarak arandığı belirtilen şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan ve bu şahıslar hakkında araştırma yapılarak silahlı terör örgütü ile alakalı açılmış soruşturma veya kovuşturma dosyaları bulunması halinde bu dosyaların getirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık müdafiine okunup ve diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.