Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1875 E. 2023/1712 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1875
- Karar No
- 2023/1712
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/547 E., 2019/969 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2019 tarihli ve 2018/317 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2019/547 Esas ve 2019/969 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; delil durumu göz önünde bulundurularak sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanık hakkında CMK'nın 223 üncü maddesinin a veya b bentlerine göre beraat hükmü verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddianamede özetle; sanığın Bank ...’daki hesabında örgüt liderinin talimatıyla yüksek meblağlı işlemler gerçekleştirdiği, örgüt mensubu olduğuna dair tanık beyanının bulunduğu, oğlunun örgüte müzahir okulda eğitim gördüğü, bu suretle örgüt üyesi olduğu iddia edilmiştir. Sanık kollukta verdiği ifadesinde, mahkememizdeki savunmasında özetle; tanık E.Y.’nin beyanlarını kabul etmediğini, 2010 yılında ticaretle uğraşmaya başladığını, kredi kartı ve havale işlemlerinden ücret almaması nedeniyle Bank Asyada hesap açtığını, talimatla bankaya para yatırmadığını, suçsuz olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamından; sanık adına Bylock uygulama kaydının mevcut olmadığı, örgüte müzahir dernekte ve sendikada üyeliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İddianamede sanığın örgütsel faaliyetleriyle alakalı tanık beyanından bahsedilmiştir. Sanık hakkında bilgisi tespit edilen E.Y. tanık sıfatıyla ve talimat yoluyla dinlenilmiştir. Tanık E. talimat ifadesinde özetle; “sanık ... ile 1987-88 yıllarında bir yıl Ankara Güvercinlik'te bulunan askeri okulda beraber eğitim aldığını, 1988 yılı Ağustos ayında mezun olduğunu, sanıkla tayinlerinin Afyon Emirdağ Jandarma Er Eğitim Tabur Komutanlığı’na çıktığını, burada sanıkla samimi olduğunu, 1989 yılı Ocak yada Şubat aylarında İzmir Foça Jandarma Eğitim Okulu’na kurs görmek için sanıkla beraber gittiğini, sanığın burada kendisini ilk defa bekar evine götürdüğünü, bu bekar evinde iki ... kaldığını, bu esnada daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/103590 soruşturma sayılı dosyasında ismi geçen şahısları gördüğünü, evde namaz kılınıp, Kuran okunduğunu, o zamana kadar isimini duymadığı Fetullah Gülen'in kasetlerinin dinlenildiğini, Fetullah Gülen’in kitapları ile Said Nursi'ye ait risalelerin okunduğunu, sanığa burasının ne olduğunu sorduğunda kendisine cevaben “biz Nurcuyuz burası cemaate ait ev” dediğini, altı ay devam eden eğitim süresince hafta sonları bu eve gitmeye devam ettiğini, bu eve gelenlerin maaşlarından tam olarak miktarını bilmediği himmet adı altında her ay para toplandığını, altı aylık eğitimden sonra Adıyaman İli Kahta İlçesi Akıncılar Karakolu’na tayin olduğunu, 2003 yılına kadar sanıkla görüşmediğini, kendisinin 2002 yılında Karabük İl Jandarma Karakolu’na tayininin çıktığını, sanığın ise 2003 yılında Karabük İl Jandarma Karakolu’na tayininin çıktığını, burada birlikte çalıştıkları dönemde sanıkla görüştüğünü, sanıkla mesai saatleri içerisinde o dönem cemaat denilen örgütle ilgili görüş alış verişleri yaptığını, bu görüşmelerin mesai saatleri içerisinde ayak üstü gerçekleştiğini, daha sonra kendisinin Karabük'ten Aydın Nazilli'ye tayin olduğunu, Aydın’a tayin olduktan sonra sanıkla irtibatının telefon görüşmesi şeklinde devam ettiğini” beyan etmiştir. Tanık beyanları, sadece 1989 ve 2003 yılını kapsamak birlikte sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde bulunarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyette bulunduğuna dair görgüye dayalı kesin ve net bilgiler içermemektedir. Bu nedenle söz konusu tanık beyanına şüphe ile yaklaşılmıştır. Sanık ...’ın Bank Asyada 20.10.2010 günü açılmış 2906859 müşteri numaralı hesabı bulunmaktadır. Hesap hareketlerinde; sanığın 17-25 Aralık sürecinden sonra rutin bankacılık işlemlerinin yanı sıra dört adet katılım hesabı açma işlemi gerçekleştirdiği, hesabı bankanın 2015 Mayıs ayında TMSF’ye devrinden sonra da aktif olarak kullanmaya devam ettiği (2015 Aralık ayına kadar) gözükmektedir. Bank ... hesap hareketleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY elebaşısının çağrısı üzerine bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, net bir kanıya varılamamıştır. İddianamede, sanığın oğlunun örgüte müzahir okulda eğitim gördüğü belirtilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 ..., 2017/1809 Esas, 2017/5155 Karar sayılı ilamında "2013 yılı öncesinde olmak üzere bir kaç kez de bu tarihten sonra örgütün dini sohbet toplantılarına katılmak, örgüt tarafından çıkarılan gazetelere gerçek ismiyle abone olmak ve çocuğunu örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan Altınbaşak isimli okula göndermekten ibaret eylemlerin sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği" şeklindeki gerekçeye yer verilmiştir. Söz konusu yüksek yargı kararı dikkate alınarak sanığın oğlunu örgüte müzahir olan ve KHK ile kapatılan Özel Yıldız Temel Lisesine göndermesi örgütsel eylem kapsamında değerlendirilmemiştir. Bu açıklamalar ışığında; her ne kadar sanık ...’ın yargı kararlarıyla silahlı bir terör örgütü olarak kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiası ile kamu davası ikame edilmiş ise de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu gösterir sempati ve iltisak boyutunu aşmayan davranışları dışında her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı mahiyette delil elde edilemediğinden sanığın atılı suçtan beraatine dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1- Temyiz aşamasında dosyaya gelen başka dosya şüphelisi/sanığı S.S'nin sanık hakkındaki beyan ve teşhislerinin getirtilerek CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği gözetilerek bu hususun tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması lüzumu, 3-Sanığın kendi adına kayıtlı olmayan başka bir hat üzerinden ByLock programını kullanmış olabileceği hususu nazara alınarak irtibat numarası olarak kurum ve kuruluşlara vermiş olduğu başka bir numarasının bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bu numara üzerinden ByLock yada başkaca örgütsel iletişimi sağlamaya yönelik herhangi bir program kullanıp kullanmadığının araştırılması, ayrıca sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak hakkında herhangi bir şüpheli beyanı olup olmadığı, var ise dosya içerisine onaylı örnekleri getirtilip duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulduktan, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmeleri de sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2019/547 Esas, 2019/969 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.