Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17064 E. 2025/23186 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17064
- Karar No
- 2025/23186
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/856 E., 2020/1063 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/786 E., 2020/126 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: a. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile .. .. tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek: Ülke genelinde ankesörlü veya kontörlü sabit hatlarla gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 sayılı soruşturma dosyasında oluşturulan ankesörlü-sabit büfe HTS veri havuzunun 81 il emniyet müdürlüğü TEM şube müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığı gözetildiğinde, sanık hakkında ATAÇ programı sorgulaması yapılarak görev yaptığı yerlerdeki ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden temin edilmesi, sanığın kullanımında bulunan GSM hattına ilişkin HTS dökümlerine göre birçok kez aranmış olması nedeniyle yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık yahut periyodik nitelik taşıyıp taşımadığı, arama saatleri, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramalara dahil şahısların aynı kuvvet ve rütbeye sahip bulunup bulunmadığı, aramaları gizlemek amacıyla herhangi bir şifreleme yöntemi kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını ortaya koyan ayrıntılı, denetime elverişli bir analiz-inceleme-tespit raporu düzenlettirilmesi, sanık ile ardışık arandığı tespit edilen diğer şahısların haklarında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı sorgulanarak dosya örneklerinin, tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, ayrıca bölge adliye mahkemesi kararında geçen 0 .. numaralı sabit hat üzerinden 17.10.2012 tarihinde saat 19:51:38’de aynı görev yerinde bulunan ..’nın ardışık biçimde arandığına dair analiz raporu ile ..’nın ifadesinde sanığın adının geçtiğine yönelik delillerin ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılacak araştırma sonucu sanık hakkında başkaca beyan bulunup bulunmadığı da belirlenerek, ilgili ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla usulüne uygun şekilde dinlenilmesi ile tüm bu deliller CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada ortaya konulup tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, b. Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında mevcut deliller tartışılmadan ve değerlendirilmeden, hükme esas alınan ve reddedilen tüm deliller açıkça gösterilmeden, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden iddianame içeriğini tekrardan ibaret, eksik ve yeterli olmayan gerekçe ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasası'nın 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca .. 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise .. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.