Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/15449 E. 2025/20859 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15449
- Karar No
- 2025/20859
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2588 E., 2020/1180 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1 E., 2018/58 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 63, 53/1-2-3 ve 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunu süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve yargılama aşamasında talimat ile beyanı alınan tanığın, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK'nın 180/1-2-5. maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; tanık... 'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı CMK'nın 181/1. maddesi ve aynı Kanun'un 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 03.08.2023 tarihinde gelen 20.07.2023 tarihli rapor itibarıyla, ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğunun değerlendirilmiş olması karşısında, sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ayrıca UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir delil yahut beyanın bulunup bulunmadığının da araştırılması, 20.07.2023 tarihli söz konusu raporun, celp edilebilmesi halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, yine hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 17.12.2020 tarihinde gelen .... isimli şahsın beyanlarının ve elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığının ve bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek incelenmesi, ekli kişilerin ve var ise beyanda bulunan şahısların tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.