Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/15349 E. 2025/24449 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15349
Karar No
2025/24449
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1991 E., 2020/687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/382 E., 2019/269 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : Sanık ... (...) hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık ... (...) müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A. Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Sübutu kabul edilen silahlı terör örgütüne yapılan yardımın derecesi ve niteliği göz önünde bulundurularak; sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü açısından; dosyada mevcut delillere göre, mahkeme kabulünde isabetsizlik olmayıp, yardımın niteliğine göre TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı üst sınırdan indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yasal gerekçe de gösterilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, B. Sanık ... (...) yönünden yapılan temyiz incelemesinde; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık ... (...) ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/15349, K. 2025/24449, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-15349-e-2025-24449-k-96218632c56e