Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/14234 E. 2024/12271 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14234
- Karar No
- 2024/12271
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1983 E., 2020/1119 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2017/242 Esas, 2019/138 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/1938 E., 2020/1119 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Baro temsilcisi olmaksızın ve savcı refakati olmadan gece arama yasağı ihlal edilmek suretiyle kolluk kuvvetlerince arama yapıldığına, 2.Gerekçesiz, dayanaktan yoksun, savunmalarımızın dikkate alınmadığı, denetime elverişsiz, hukuka ve hakkaniyete aykırı onama kararı verildiğine, 3.Soruşturma aşamasında deliller toplanmadan eksik soruşturma ile dava açıldığına, 4. Taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiği ve sanığın savunması sırasında sık sık sözünün kesildiğine, 5. ByLock kullanmak eylemine ilişkin olarak iddianın detaylarının ayrıntılı şekilde açıklanmadığına, 6.ByLock programı ile ilgili uzman bir bilirkişi heyetinden teknik bilirkişi raporunun aldırılmadığına, 7. Gerekçeli Kararda sanığın savunmalarının eksik belirtildiği ve müdafi sıfatı ile yapmış olunan savunmaya tek bir satır dahi yer verilmediğine, 8.Tanık ...'ın, gerekçeli kararda yer alan sanık hakkında ''Sanığın 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra da FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün sohbet adı verilen toplantılarına, iltisakıl dernek faaliyetlerine, örgütün avukat yapılanmasındaki kişiler ile birlikte düzenlenen faaliyetlerine katıldığını biliyorum.'' şeklindeki beyanı...'nın olmadığına tanığın böyle bir beyanda bulunmadığına, 9.Gizli tanığın duruşmada dinlenilmeden karar verildiğine, 10. Sanığın ByLock programını indirmediğini ve kullanıcısı olmadığına, 11.Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, 12.Masak raporlarının hatalı olduğuna, 13.Suçun unsurlarının oluşmadığına, 14.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, hükümden sonra dosyaya gelen 97679 ID sayılı güncel ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı duruşmada sanık ve müdafiine okunarak; ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, gerekirse tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de; a- Gerekçeli karar başlıklarında sanığın "16.08.2016 -27.08.2016" tarihleri arasındaki gözaltı tarihlerinin gösterilmemesi, b-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden suç tarihinin yakalama tarihi olan "16.08.2016" olarak yazılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/1938 Esas, 2020/1119 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.