Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/9323 E. 2023/2284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9323
- Karar No
- 2023/2284
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi 3 İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2017/182 Esas, 2017/91 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/533 Esas, 2018/353 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, gerekçesiz karar verildiği, ByLockun delil olamayacağı, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Her ne kadar sanık savunmasında ByLock programını kullanmadığını ve yüklemediğini beyan etmiş ise de; 0505 (...) (..) (..) ve 0549 (...) (..) (..) nolu GSM hatlarının kendisine ait olduğunu kabul ettiği, 0505 (...) (..) (..) nolu telefon hatt ile 01.08.2015-16.11.2015 tarihleri arasında 0549 (...) (..) (..) nolu telefon hattı ile 03.01.2016-18.02.2016 tarihleri arasında ByLock programını kullandığının tespit edildiği, sanığın örgütü ile aidiyeti, iltisakı ve irtibatı tespit edilen okul ve dershaneler de görev yaptığı ve 667 sayılı KHK ile kapatılmasına karar verilen kurumların bağlı olduğu ... Özel Eğitim Öğretim Kurumları A.Ş., Anadolu Kurul Eğitim Öğretim A.Ş. isimli şirketlerde SGK kaydının bulunduğu, sanığın Bank Asyada hesaplarının bulunduğu örgüt liderinin talimatı üzerine hesaplarında artışların bulunduğu ve yeni hesapların açıldığı, yine kapatılmasına karar verilen Kimse Yokmu derneğine bağışta bulunduğu ve yine 667 sayılı KHK ile kapatılan Pak İş Sendikasına üyeliğinin bulunduğu, bu şekilde sanığın FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olduğu sübut bulduğu, sübut bulan eyleminden dolayı cezalandırılması gerektiği kanaati tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanığın eyleminin yoğunluğu, ByLock içerikleri, BTK'dan gelen IP trafik bilgisi, GSM kayıtları, kullanılan cihaz ile GSM hatlarının ve IP'lerinin uyum gösterdiği, terör örgüt liderinin talimatlarının sanığın kullandığı ByLock yazışmalarında mevcut olduğu ve yoğun bir şekilde yer aldığı, diğer taraftan sanığın örgüte müzahir kurum ve kuruluşlarda uzun süreler görev yaptığı, örgütle bağlantısı tespit edilen sendikaya üye olduğu ve yine bağlantılı derneğe bağışta bulunduğu, bu haliyle sanığın eylemlerinde istikrar gösterdiği ve suç işleme kastının yoğun olduğu, soruşturma ve kovuşturma aşamasında pişmanlık göstermemesi göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanığın temyiz aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildiren 07.12.2022 tarihli dilekçesinde örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediği nazara alındığında, gerekirse yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu; nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/533 Esas, 2018/353 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca... 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.