Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/9148 E. 2023/1540 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9148
Karar No
2023/1540
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1174 E. -2018/1188 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2018 tarih, 2017/367 E. - 2018/152 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 16.07.2018 Tarih, 2018/1174 E. - 2018/1188 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28/05/2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle mahkemenin kanuna aykırı teşekkül ettiğine, mahkumiyet hükmünün 230 uncu maddeye uygun gerekçe içermediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, ByLock iddialarına, Bank ... iddialarına, sanığın örgüt üyesi olduğu yönündeki iddialara, ceza hukukunun bir takım ilkelerinin ihlal edildiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın sadece örgüt üyeleri tarafından gizliliğe riayet etmek amacıyla tasarlanarak kullanılan ByLock iletişim sistemini kesin ve teknik deliller ile sabit olarak cep telefonuna yükleyerek kullanma, örgüt yöneticisi ...'in yukarıda ayrı bir başlık altında açıklandığı üzere örgüt üyelerinin Bank ...'ya hesap açmaları ve ekonomik güçleri doğrultusunda hesaplarına para yatırmalara konusunda vermiş olduğu talimata uygun şekilde davranarak örgütün finansal kuruluşu olan Bank Asyayı güçlendirmek, mevduatını ve işlem hacmini arttırmak amacıyla bir çok örgüt üyesi ile aynı tarih aralığında örgütün finans ayağında yer alan Bank Asyada mevduat artırıcı işlem yapma saikiyle bu bankada bulunan hesabına yatırdığı, dosyaki bir kısım tanık beyanı itibariyle sanığın sohbet toplantılarına katıldığı, bu sohbet toplantılarında Bamteli'nden ... videoları izlendiği, diğer zamanlarda ise ... kitaplarının okuduğu, sanık hakkında dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu eylem ve faaliyetlerin geçmişten itibaren zamansal olarak süreklilik, çeşitlilik ve belirgin bir yoğunluğa ulaştığı, sanığın örgütsel bir tavırla sadece inkara yönelik savunmalarda bulunmasının heyetimizde oluşturduğu kanaat ile birlikte sanığın örgütün hiyerarşisi içerisinde dış dünyaya kapalı, örgütün gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi kurallara uygun davranışlar sergilediği, gerçekleştirdiği eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanığın örgüt ile arasında yoğun bir organik bağ kurduğu anlaşıldığından sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görüldüğünden ceza mahkumiyetine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği, 2. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank ... nezdindeki hesap hareketlerinin rutin olduğu belirlenen, örgüt liderinin talimatı üzerine söz konusu bankaya para yatırdığına veya katılım hesabı açtığına dair dosya kapsamına yansıyan bir delil bulunmayan ve ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının istenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca bu belgelerin duruşmada okunması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına ve ByLock HIS (CGNAT) kayıtlarına dayanılarak sanığın ByLock kullandığı sabit görülmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 16.07.2018 tarih, 2018/1174 E. - 2018/1188 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/9148, K. 2023/1540, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-9148-e-2023-1540-k-72370c8b0bc8