Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/8300 E. 2023/965 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8300
Karar No
2023/965
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/242 E., 2019/719 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2017/588 - 2018/741 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2019/242 - 2019/719 Karar sayılı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286'ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, Bank ... hesap hareketlerinin rutin olduğu, ByLock raporunun hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddia, savunma, ByLock tespit değerlendirme tutanağı, gizli tanık GARSON beyanı ile tüm dosya kapsamından; sanığın adına kayıtlı fiilen kullanımındaki 0 531 834 88 40 numaralı GSM hattının takılı olduğu 357160046594390 ve 352166057761670 IMEI numaralı telefon cihazlarıyla ve Ozan Salih Karalar adına kayıtlı 20719282146@ttnet wifi adresinden 46.166.160.137, 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 ByLock IP'lerinden giriş yaparak örgüt talimatı ile FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme ağı ByLock'a dahil olduğu, ByLock tespit değerlendirme tutanağına göre uygulama üzerinden sanığın 50452 USER ID'si ile ByLock rolü oluşturduğu, kullanıcı adının:Eyup1 olduğu, şifrenin:eyupordu.. olduğu, adının:onur/eyup olduğu, uygulama üzerinden arkadaş eklediği, diğer örgüt mensuplarıyla uygulama üzerinden haberleştiği, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle bu hususların tespit edildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı evrakında ifadesi alınan GARSON kod adlı gizli tanığın kendisinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığını, örgüt içerisinde yapılanmaya ilişkin örgüt mensupları tarafından kayıtlar tutulduğunu, teslim ettiği hafıza kartları ve cep telefonunda usulüne uygun olarak alınmış inceleme kararına istinaden yapılan incelemede çeşitli tablo ve listelerin bulunduğu, sanığın bu belgelerde isminin belirtildiği, sanığın örgüt içinde kod adı olarak Onur ismini kullandığı, dijital verideki şahsi cep telefonu numarası bilgisiyle sanığın fiilen kullandığı numaranın örtüştüğü, aynı zamanda sanığın hattına ve telefon cihazına yüklediği ByLock uygulamasında belirlediği adı ile GARSON adlı gizli tanığın teslim ettiği dijital verideki kod adının örtüştüğü, dijital veri içeriğine göre sanığın bir kısım örgüt yöneticileri ve mensupları arasında kullanıldığı bilinen EAGLE isimli gizli iletişim uygulamasını da 824648 numarası ile kullandığı, sanığın örgüte müzahir Bank ... hesabı bulunduğu, örgüt talimatıyla hesabına para yatırdığı ve katılım hesabı açtırdığı anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi konumunda olduğu sabit olduğundan eylemleri, örgüt içindeki vazifesi, kastının yoğunluğu ve suçun işleniş biçimi nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği; Sanığın ByLock programını kullanmış olduğu (0 531) (...) (..) (..) no'lu hattı ile 50452 ID numarasıyla kullandığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünde olduğu üzere kullanıcı adı, yazışma içerikleri nazara alındığında ByLock kullanıcısının sanık olduğunun anlaşıldığı, bu şekliyle sanığın örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullandığının sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı, BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet kabul edileceği; Sanığın örgüt liderinin Bank Asyaya yönelik talimatı doğrultusunda örgüte müzahir Bank Asyada katılım hesabı açtığı, savunmasında da bu husus ikrar ettiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve alınan bilirkişi raporu ile bu hususların sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı, Garson (K) adlı gizli tanık tarafından adli makamlara teslim edilen, FETÖ terör örgütünün emniyet mahrem yapılanmasına dair fişleme diye tabir edebileceğimiz mensuplarının şahsi halleri ve örgüt bağını gösterir kayıtlarını içeren SD kartın mahkeme kararı uyarınca çözümlenmesi ile düzenlenen veri inceleme raporuna göre öğretmen vasfında ve Onur kod ismini kullandığının anlaşıldığı, sanığında Onur kod ismini kullandığını ikrar ettiği anlaşılmakla bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin de yerinde olmadığı, Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01/04/2019 tarihli ve 2019/242 - 2019/719 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/8300, K. 2023/965, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-8300-e-2023-965-k-6c41ee091410