Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/8100 E. 2022/8655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8100
- Karar No
- 2022/8655
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2017 tarih ve 2017/92 - 2017/107 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 62, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Temyiz edenler : Sanık müdafii, katılan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu vekili Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu vekilinin el koyma talebinin reddine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle belirtilen suç yönünden davaya katılma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu vekilinin temyiz isteminin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; II. Sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, 121631 sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmadığı anlaşılmakla, eksikliğin mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.